Çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2009 Çarşamba

saklı bahçe


biliyorsunuz benim küçük bir balkon bahçem vardı. yaz boyunca rengarenk olan bahçemden sizlere biriktirdğim resimleri yayınlamak bir türlü kısmet olmadı. resimlerimi tararken buldum. dedim hadi kızım bir yayınlayıver:))



bu yukarıda gördüğünüz çiçeğim bu sene annemgilden aşırdığım çiçek. adına kraliçe diyorlar ama çok bilgili değilim. gerçek adını bilen varsa beni bilgilendirirse sevinirim. kendine hayran bırakacak güzellikte çiçekleri vardı. avuç içi kadar büyük. gövdesine baksanız bu ne ya dersiniz ama çiçeklendimi gerçekten kraliçe gibi oluverdi. çok zahmetli bir çiçek değil. toprağı kurusada problem etmiyor.:) sadece siyah böcek oldu çiçeklerinde onlarada biraz ilaçlı su sıktım ve peçetyele sildim. balkona çıkıp çıkıp baktım bu güzelliğe:) şu anda sadece gövdesi kaldı. baharda saksısını büyüteceklerim arasında. dinlenmede:)

diğer çiçeklerim, yukarıda iki renkli olan mine çiçeğim. renlerini çok beğendiğim için aldım bir tane. örtücü türden. tek daldan hemen büyüyor sarıyor. dayanıklı çiçeklerden. hala saksısında duruyor. bu sene yeni tanıştığım çiçeklerden biride vapur dumanı. mevsimlik çiçek. üzerinden mor çiçekleri hiç eksik olmadı. yaz sonunda kurudular. seneye alınacaklar arasında. tabiki kırmızı sardunyam ve kırmızı minyatür gülüm. bol bol çieçklendiler bu yaz. en sonucusuda cam güzeli. mevsim sonu budandı.

bunlarda puşt oğlanlarımız:) bizim buralarda adı bu:) bu sene parklara ektikleri için bol bol puşt oğlanım oldu. küçük bir dalı toprağa batırmanız yeter. hemen tutuyor ve büyüyor. renk renk harika çiçekler açıyor. mevsimlik çiçeklerden. bu arada bol su seviyor:) tohumlarını topladım. bakalım seneye tohumdan çıkıp çıkmayacağına bakacağım:)

işte beni bu sene en çok mutlu eden olaylardan biri. bahçemde artık ortanca var. belki hatırlrsınız. ortanca çiçeklerine bir türlü bakamamıştım. aldığım iki ortancada ölmüş, tutturma çabalarım hep boşa çıkmıştı. bu sene bir sürpriz oldu. kış döneminde bir yerden aşırdığım dalı toprağa ekmiş ve unutmuştum. saksıları düzenlerden o dalda küçücük bir filiz keşfettim. ve o daldan işte bu muhteşem ortanca oldu. hemde uzun süre çiçeği bu halde kaldı. önce yeşil sonra pembe. solmadan kopardım ve salondaki vazonun içine yerleştirdim. kendiliğinden kurudu. diğerleri karanfillerim ve yine bol çiçekli vapur dumanı.

son olarak menekşelerim. daha önce yazı yazmıştım sanırım. sürekli saksı altındaki tabaklarını sulu bırakıyorum. başkada yaptığım bir şey yok. şu anda çiçeklerini döktüler. hatta çoğu yapraklarınıda:))) ama toprağa daldırdığım iki dal tutmuş:) en azından onları kurtardık:)
işte böyle bunların dışında bir sarkan petunya aldım. bir saksıda üç renk. harikalardı. bir begonya edindim. çok zor çiçek. böceklenmesi de çok oluyor. bu sebeple tekrar almayı düşünmüyorum. ama çok keyfili bir yaz geçirdim çiçeklerimden yana. o kadara az ilgilenmeme rağmen hepsi coştu bu sene.
tek istediğim onlarala rahat rahat ilgilenebileceğim küçük bahçeli bir ev. umarım hayalim gerçek olur. yoksa kararlıyım küçük bir sera açacağı. çiçekçilik yapacağım:)))yazı bayağı uzadı acısı çıktı. bahçeden ve benden bu kadar.
hepinizi sevgiyle kucaklarım..

28 Nisan 2009 Salı

Şakayık



bugünlerde yağız dan arta kalan vaktimi balkon bahçemde geçiriyorum.çiçeklenmeye başladım yeniden..herzamanki yerlerini değiştirdim.mutfak balkonundan yatak odası balkonuna geçirdim tüm çiçeklerimi. burası sabah güneşide gördüğünden daha iyi olacağı düşüncesindeyim. bahçede renkler hakim. yukarıda gördüğünüz şakayığım. çok güzel lerdi. zamanı geçmeden sizin için çekmiştim resmini.
bu çiçeğin edinmemin tuhaf bir öyküsü var. geçen sene iş için elemanla mersin üstündeki köylere gitmiştik. tam dönüşte şakayıkları farkettim. rüya gibiydi. tek katlı müstekil dışı beyaz boyalı bir evdi. evin ön tarafını duvar la çevirmişler en gin bir duvar.ve o duvarın üstü büyük küçük tenekelerde şakayıklarla dolu. yetmemiş evin etrafındaki toprağa şerpmişler oralardanda dolmuş taşmış. yani bembeyaz evin önü ve yanları kıpkırmızı. hemen arabayı durdurdum ve elemana dedimki ben bu çiçekten almadan şurdan şuraya gitmem. git çal kapıyı dedim. kapıyı çalıyor kimse yok. etraftaki evlere sesleniyoruz kimse yok. en sonunda dayanamadım ve etrafa saçılmış küçük bir tenekeyi kolumun altına aldım arabaya yerleştirdim:) elemanada dedimki bir daha gelişinde buraya uğrayıp aldığımızı söylüyorsun. bir sonraki seferde gitmiş ve teyze onları zaten beğenen geçerken alsın diye koydum demiş:)aghhh bilsem o büyük tenekeyi alırdım:)
şakayığın yaprakları maydanoza benziyor.suyu seviyor.ama yinede sulamak için iki sulama arasında toprağın kurumasını bekliyorum.çok beklenirse yaprakları eğiliyor.çok susuz kalamıyor yani. mart nisan gibi çiçek açıyor.çiçeklerini döktükten sonra toprak dışında bişey kalmıyor.bende saksıyı serin bir yerde saklıyorum. bahçe yazıları devam edecek:)
not:ali yağız büyümeye devam ediyor..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails