hergün geliyorum okuyorum, gezyorum ama şuraya iki satır yazmaya üşeniyorum..
günler su gibi akıyor..ruh halim dalgalı deniz kıvamında..
yağız büyüyor..hergün ciğerim bir köşesini tüketerek..
geçen hafta yataktan düştü yine..bu ikinci düşüş..
bu sefer biraz daha kötü..intaharın eşiğinden döndüm..
çok korktumm dudaklar burun uçukla doldu..
yağızımı öyle yerde ağzı burnu kan görünce ömrümün 10 senesini daha harcadım..
yağız iyi..gerçekten bebeklerin koruyucu melekleri var..
annelerinde var mı acaba???
anneliğin en büyük öğretisi sabırmış anladım..
kelimlerimin bağını yitirmişim..ordan burdan geliyorlar..
kusurumuz affola..
bugünlerde tarhana yapımına taktım..sevgili tijeni okurken gördüm..ne zamandır yağıza yedirmek istiyorum ma hazır olanlara güvenim yok..
kendim yapasım var..ama az biraz denemek lazım..
işte o az birazı nasıl tutturacam orası meçhul..
kafamdan plan yapıyorum..
bir bakın bakalım usta ev hanımları bilen bilmeyenler bu plan işe yararmı
4 domates,4 soğan, 2 kırmızı biber,1 yeşil biber, bir çay bardağı haşlanmış yeşil mercimek, yarım çay bardağı fasulye, yarım çay bardağı honut, maydanoz nane, 2 su bardağı süzme yoğurt, bir ekmek hamuru, alabildiğine un
yaptığım araştırmalarım sonucunda böyle bir tarif çıkardım ortaya. ben bunu uygularsam ortaya çıkan madde ne kadar tarhanaya benzer:)))
blog aleminin güzel insanları sizleri bekliyorum..arife tarif gerekmez demeyin:))
syorumlarınızı bekliyorum..
sevgiyle..
Mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ağustos 2009 Çarşamba
29 Ekim 2008 Çarşamba
^^Mutfakta Pratik Bilgiler^^
*Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine 1-2 dal maydanoz atın.
*Fırında patates yapmadan önce,10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin.Daha kolay pişecektir.
*Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın. Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.
*Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın.Bu işlem ilerde kızartmalarınızı n tavaya yapışmasını önleyecektir.
*Unlarınızın böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyun
*Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler.
*Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız, bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin.Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.
*Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.
*Peyniri kolay rendelemek için,15 dakika buzlukta bekletin
*Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsanız, elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.
*Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun.Böylece daha lezzetli olur.
*Mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pişirin.
*Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkartabilirsiniz
*Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.
*Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın. Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.*Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün,yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün. Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin. Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.
*Soğan,sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz, istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.
*Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok. Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.
*Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç,salçanızı tatlandıracaktır
*Fırında patates yapmadan önce,10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin.Daha kolay pişecektir.
*Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın. Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.
*Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın.Bu işlem ilerde kızartmalarınızı n tavaya yapışmasını önleyecektir.
*Unlarınızın böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyun
*Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler.
*Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız, bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin.Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.
*Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.
*Peyniri kolay rendelemek için,15 dakika buzlukta bekletin
*Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsanız, elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.
*Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun.Böylece daha lezzetli olur.
*Mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pişirin.
*Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkartabilirsiniz
*Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.
*Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için, önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın. Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.*Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün,yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün. Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin. Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.
*Soğan,sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz, istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.
*Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok. Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.
*Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç,salçanızı tatlandıracaktır
7 Ocak 2008 Pazartesi
"Rengarenk"
Herşeyden biraz biraz olsun yeşil, turuncu, beyaz ve sarı. Ama sarıdan biraz değil çokça olsun olmaz mı? Olur olur bal gibi olur... Ben isteyeyim yeterki herşey olur. Uzun uzun makarna, aralarına sıkışmaya çalışan bezelyeler,havuçlar, her yana saçılmış mısırlar ve hepsini bir arada tutmaya çalışan kaşar peyniri. Ben istersem olur dedim ya hani canınız sıkılmasın çünkü siz istersenizde olur. Bir diş sarmısağı şöyle kokusu çıkana kadar yağ ile dans ettirin ve üzerine rengarenk haşlanmış sebzelerinizi ekleyip sarımsaklı yağın kokusu sebzelere sinene kadar kavurun. Sonrası uzun uzun makarnalarla sebzelerin dansı ve üzerine bolca serpilen kaşar peynirinin koruyuculuğu.
Harika tavsiye ederim.
12 Aralık 2007 Çarşamba
"Yine mi?"

Başlıktan da anlayacağınız gibi yine mi diyeceğiniz bir yazı yazıyorum. Konu mu? Tabiki mutfak:) Aman gözünüzü seveyim öye beceri marifet falan demeyin çünkü ben şu halimden gıcık kapmaya başladım:) İşyerinde gün boyu kurduğum dinlenme, yazı yazma ya da kitap okuma hayallerim evin kapısından girer girmez uçup gidiyor. Ve beynim, ruhum tek bir konuya kitleniyor yemek:) Artık benim bu halim aptallıktan başka birşey değil arkidişler. Bilin bakalım şu sevgili canımız ne istedi. Önce mantı ve devamında çiğ börek. Evet evet yanlış duymadınız biz istedikmi öyle tek çeşitle yetinmeyiz aaa lütfen yani. Ya ben çok yorgunum aslında ayrıca sanki üşüttüm ve hastalık kapıma hızlı hızlı vuruyor ama benim gözüm hala mutfakta. Yorgunluğumamı yanayım, yakında edineceğim kilolara mı yanayım yoksa şu zavallı beynimin yakında yemekten başka birşey için kendini yormayacağına mı yanayım. Sizce hangisi dostlar?
10 Aralık 2007 Pazartesi
"Mutfaktayım"

Koskoca dört gündür ortalarda yokum. Çok uzun geldi yahu. Gelir gelmez kendi sayfamdan önce sizlerin sayfalarına koştum. Sevindim, şaşırdım, mutlu oldum. Her sayfada hissettiği ortak duygu özlemdi. Hepinizi özlemişim yahu:) Niye yazamadım derseniz hafta sonu annamelerde kalıdğmız için bilgisayara oturamadım hiç. Halbuki yazmam anlatmam gereken o kadar çok şey varki. Parayla değil anam sırayla:) Şidilik mutfaktan başlayalım ne dersiniz. Bugün bana ne oldu anlayamadım. Mutfağa bir girdim sapıttım resmen. Sabah giderken kuru fasulye ısladım akşam geldiğimde onu yaparım yeter dedim ama yetmedi:) Güveçte kuru fasulye, tavuklu uyduruk bir yemek ve börek. Biliyorsunuz tek problemimiz benim ölçü nedir bilmemem o yüzden sadece üstünkörü anlatabiliyorum yemeklerin yapılışlarını.
Mesela güvece yağ koydum,sonra göz kararı biber salçasını ve üzerine önceden haşladığım fasulyeyi koydum. Bunlar kavrulunca üzerine et suyu ve haşlanmış ve parçalara ayrılmış eti ekledim. Güvecin ağzını folyo ile kapatıp fırını verdim:)mis gibi fırında kuru fasülye oldu.
E fırını yakmışken hiç börek pişirmeden olurmu. Hadi bakalım dolaptaki yufkayı ve milföy'ü çıkarıp saralım dedik. Onuda attık fırına. Dur canım daha bitermi.
Saklama kabında bekleyen haşlanmış tavuğumuzu öyle sade yiyeceğimiz yok. Şuradaki domatesler de yumuşamış mı ne. Ne yapsak? Hemen tavaya birazcık sıvıyağ koyalım. İçerisine bolca ketçap ve birazcık domates salçası üzerine küçük küçük doğranmış domatesleri atalım. Üzerinede tiftiklediğimiz tavuk parçlarını ekleyelim. Bir adet sarmısak, kimyon ve karabiber. Tamam buda uyduruk bir tavuk yemeği arkadaşlar ama bunun resmi yarın çekilecek:) Erkuş yemekleri görünce bunları kim yiyecek diye sordu ama:) Artık bir iki gün mutfağa girmem sanırım:) Dostlar mutfaktan seslendim bugün sizlere. Kendinize iyi bakın olurmu anacığım.
11 Kasım 2007 Pazar
"Karışık Dolma"

Bu aralar mutfakta zaman geçiriyorum. neden mi? Durmadan canım bişeyler yemek istiyor. Öyle basit ve atıştırmalık şeylerde değil canımın istediği. Ne bileyim kızarmış yumurta iste makarna iste (canıma diyorum) hayır efendim olmaz:) sarma,dolma ya da fırında patlıcan tava gibi zahmet ve zaman isteyen yemekler çekiyor canım. Ya ben hamileliğimi düşünemiyorum bile. Herneyse konuya geleyim ben dağılmadan:) Cuma günü yoğun geçen iş gününde bütün gün eve gidip dinlenmeyi hayal ederken saat 6,00 civarında kendimi sarma sararken buldum:) Nerden çıktı diyebilirsiniz evet söyleyin ama cevap basit"canım çekti". Süreci anlatayım hemen. Saat 6,00 gibi evin kapısından içeri girilir harap ve bitap şekilde. Üzerimizi değiştirirken aklımızda ne yesek sorusu vardır. Makarna, tavuk falan fistan derken dolaptaki sebzeler akla gelir ve ışık yanar dolma yapılacaktır. De git kardeşim bu saatte bu yorgunlukla dolmamı yapılır yahu. Ama canım çekti benim. Peki o zaman başlayalım yemeği yapmaya:)
Malzemeler
10 adet patlıcan
2 adet kabak
2 adet kırmızı biber
bir deste yaprak
Bir su bardağı pirinç
Kıyma
Haşlanmış nohut
salça sıvıyağ
3 orta boy domates
Tuz karabiber
Yapılışı.
Pirinç yıkanıp suyu süzülür. Salça,tuz,karabiber ve kıyma pirince eklenir. Sıcak suda yumuşatlmış yapraklar bu içle sarlır. Yapraklar sarıldıktan sonra içe domates ve nohut eklenir. Patlıcan,kabak ve biberin de içi doldurulur. Yaprak ve patlıcanlar ayrı tencelere dizilir ve üstlerine ağırlık koyularak su eklenir. Kaynadıktan sonra tencereye birkaç adet limon tuzu eklenir. Afiyet olsun.
4 Kasım 2007 Pazar
"Zeytinyağlı Pırasa"

Uzun zamandır mutfağa uğramıyorum farkındayım. Ama bu aç kaldığımız evimizde yemek pişmiyor anlamına gelmiyor:)) Yahu şöyle değişik bir şeyler pişiremiyorum ki sizlerle paylaşayım. Ama bugün mevsimin ilk pırasasını pişirdim. Şundan iki sene önce biri bana pırasa pişireceksin dese, hatta üstüne pişirdiğin pırasadan yiyeceksin dese hadi ordan be der geçerdim herhalde. Ama bakın şimdi hem pişiriyorum hem de yiyiyorum. Bir de yanına şöyle bol ekşili ve pul biberli turp ve yeşillik olunca iki tabak bile yiyorum:) Sanırım faydalarını okuyunca daha bir iştah geldi. Pırasayı pişirince dedim bizim mutfaktan bir ses vereyim bizimkilere. Ben ses verdim, hatta üstüne tarif verdim. Gerisi size kalmış.
Malzemeler:
500 gr pırasa
3 Havuç
Bir fincan dolusu pirinç
Bir çay ardağı haşlanmış nohut
Sıvıyağ,salça,tuz
Yapılışı:
Pırasaların dış kabuklarını soyun,havuçların dışını sıyırın, halka halka doğrayıp bol suda yıkayın. Diğer yandan sıvıyağı kızdırıp bir kaşık salçayı yağda kavurun. Yağa yıkayıp suyunu süzdüğünüz pırasayı ve havucu ekleyin. Yağda pıraslar yumuşayana kadar kavurun ve üerini geçecek kadar su ekleyin. İyice yumuşayan pırasalara tuzu,pirinci ve nohutu ekleyin. Pirinç şişmeye başlayınca ateşten alın. Afiyet olsun.
22 Ekim 2007 Pazartesi
"Balık Zamanı"
Mutfağa girdik çıkamadık birdaha arkadaşlarım.Turşuları kurduk elimizin sirkesinden kurtulamadan balık kokusu bulaştı ne yapayım ben şimdi:) Balıksever bir kişi olarak uzun zamandır balık balıkkkk diye inleyip duruyordum. Ama şöyle çeşit çeşit balıkların sergilendiği, tezgahtarların bağıra bağıra tezgahlarına davet ettiği balık pazarları yok bizim kasabamızda.Ben yine coştum:) Hal böyle olunca hiç bir balık berfin hanıma taze gelmemektedir ve taze olmayan balığıda almak istemektedir. Ama Erkuş bey berfin cadısının bu paranoyak haline daha fazla dayanamamış ve kendini süpermarketlerden birindeki balık reyonuna atmıştır.Balık reyonu ne kadar soğuk bir söylem:) Ve şöyle bakındıktan sonra en lezzetlisinin levrek olduğuna kara verir ki zaten elimizde çok seçeneğimiz yoktu:) ve alır. Bundan sonrası bendenizin marifetine kalmıştır. Çok balık yemekleri kültürüm yok o sebeple satıcınında tavsiyesine uyarak ızgarada yapmaya karar verdim. Balığı önce sıvı yağ,biber ve domates salçası karışımı,kekik,tuz ve pul biberden oluşan sosun içinde beklettim yarım saat kadar.Sonra ızgarada arkalı önlü pişirdim ama çok kurutmadım. diğer yandan yanına ne yapabilirim diye düşündüm ve aklıma patates geldi. 4 adet patatesi elma dilim doğradım ve fırın tepsisine dizdim.üzerine sıvı yağ ve tuzu ekledim aralarınada yeşil biber, verdim fırına.
Valla arkadaşlar şiddetle tavsiye ederim tadı harika oldu.Yani kızartma gibi ama daha bir farklı:) Salatamızı unutmayalım. Kırmızı lahana salatası bizim en sevdiğimiz salatadır. Bu seferde vazgeçmedik tabi ama bir farkla. Bu kez evde sirke olduğundan sirke ile denedim tadı harika oldu. Lahanayı doğrayın tuz ve damak zevkinize göre sirke ekleyin. Parmaklarnızla iyice ovun. yanına isteğe göre domates yada salatalık doğrayıp süsleyebilirsiniz. Salatada hazır,pazates ve balıkta. Tabağa yerleştirelim ve maydonozlardan da yastık yapalım balığın başının altına:) Tabakta hazır ee o zaman yemek vakti.Ben yemeğe geçiyorum arkadaşlar:)Görüşürüz.
20 Ekim 2007 Cumartesi
"Turşu Kur"
Evimizde yeni bir köşe oluşturduk. Turşu köşesi:)Elimizden geldiğince çalışıp çoğaltmaya zenginleştirmeye çalışyoruz.Bakalım artık sonumuz ne olacak.Tabiki tüm gelişmelerden haberiniz olacak.Gerçi haber iletmek konusunda çok başarılı değilim biliyorsunuz ,e birde allahtan gelen bir yavaşlık,bir tembellik var.Baksanıza salı günü bahçeden çıkıp,ellerimin toprağını yıkayayım geleyim dedim,cumartesi ancak gelebildim.Neyse idare edeceksiniz artık kardeşinizi,bağrınıza basacaksınız bu haliyle:) Gelelim şu mutfak işine efenim insanın kocası bir turşu canavarı olunca haliyle insan kendini bu konuda geliştirmek zorunda oluyor. Yokkk bu konudan sıkıntı duyduğum anlaşılmasın bilakis ben çok memnunum:) Turşu kurmaya karar verince pazar alışverişimizide ona göre yapmıştık.Kornişon,süs biberi,domates,sarmısak falan filan. Her gittiğimiz yerden tuşu yapımıyla ilgili bilgi de aldık. Ama ben tırstım açıkçası. Yahu biri diyorki 5 kaşık tuz bilmem ne kadar sirke ,diğeri diyorki olurmu hepsi sirke, obürü hiç geri kalmıyor hepsi yanlış suya tuzu at yüzdür yumurtayı ekle sirkeyi diye devam eden herbiri diğerinden farklı bir sürü tarif.Ne olacak şimdi berfinin kafasında 40 tane tarif.Bende kafa atıyor başlarım şimdi ev yapımı turşuya diye ayıp laflar edip:)koşuyorum markete.Ben turşu kur istiyorum kardeşim. Adamlar yapmış işte mis gibi 3 lt lik şişede alıyorum koşuyorum eve.Teknolojiden niye faydalanmıyayım yahu adamlar bizler için yapıyorlar bunları değil mi? Fersanın hazır turşu kur'u bir harika.(Reklamları izlediniz)Evet herşey hazır olduğu için size şöyle kasıla kasıla bir tarif veremeyeceğim arkadaşlar tek yapmanız gereken sebzelerinizi yıkayıp süzeğe bırakın. Kesilecek sap çöp varsa eliniz değmişken onlarıda kesiverin.Sonra zevkinize göre sebzeleri kavanoza dizin. İsteğe göre arasına sarmısak serpiştirin.(ben bolca kullandım) Veee işlem bitince üzerine tuşu kur'u ekleyin. Ağzını sıkıca kapatın ve turşu köşesine yerleştirin.Ben üçüncü günden yemeye başladım ne yalan söyleyeyim:) Bu arada resimdede görüyorsunuzdur benim turşunun suyu bordo:)içine kırmızı lahana doğradım ben hem rengini verdi hemde lahana turşusu oldu.Aşağıdamı sol tarafta mı nerdeyse işte ordaki resimde gördükleriniz benim turşularım. Birde yukarıda ki resimde var olan iki küçük kavanozdakiler:)
Yukarıdaki resimde benim büyük kavanozun yanındaki turşu bursadan geldi. Ben ilk kez gördüm o biberi valla. Kuzenimin kız arkadaşı bursa'lı bahsetmişimdir belki, o gelirken annemlere getirmiş. Annemde damadına bir kavanoz vermiş:) En sondaki turşuda kayınvalidemin salatalık turşusu. Oğluşu sever diye verdi sanırım:) Zira ben midemden dolayı turşu yemiyorum ve herkes biliyor:) Ve asıl meseleye gelirsek şu yandaki resimde daha detaylı gördüğünüz domates soslu turşu. Bu turşuyla ilk lise yıllarında tuncelili olan bir arkaşımın evinde tanışmıştım. İnanılmaz bir lezzetti ki hala durur damağımda tadı. Allah'ım farkındamısınız arada şiir gibi laflar ediyorum:) Neyse gelelim bu turşunun yapımına bunun tarifini annemden aldım ama yine net tarifler değil:) Damağına güvenen yapsın çünkü annem birçok şeyi tadarak anlıcaksın dedi. Bende ona göre anlatıyorum.250 gr süs biberini yıkadım,saplarını kestim ve uçlarını yardım. Bir kilodan iki üç adet fazla domatesi güzelce rendeledim bir kaba. Üzerine yaklaşık beş buçuk yemek kaşığı yemeklik tuz ekledim.Bir baş sarmısak soydum biraz ufaltarak içine doğradım ve üzerine 1 su bardağından bir parmak az üzüm sirkesi ekledim. Ağzını kapattım ve beklemeye aldım:) Ama siz denemeyin bir durun bakayım bizimki olsun ki olacakmı belli değil:) Olursa ben size tamam derim sizde yaparsınız. İşte bu kadar turşu köşemiz.Bu arada birde karnıbahar turşusu yapılacak bizim beye:) onuda yapınca sizlere aktarırım olur mu? Şimdilik gidip şu ellerimin sirke kokusunu çıkarayım.Nerde görüşürüz bilemiyorum.Öpüyorum sizleri.
4 Ekim 2007 Perşembe
"Hoşgeldiniz,Yine Bekleriz"
Dün akşam eşimin iş arkadaşları bizdelerdi.sağolsun bizimki hiç bana hazırlık yapacak vakit bırakmaz.hiç huyu değildir:) aksilik bu ya bende iş yerinden saat 19.30 gibi ancak çılabildim.akşam bize gelecek arkadaşa da msn den yazdım benden önce giderseniz bir zahmet çayı koyuverin diye:)bu arkadaşlarda evime ilk kez gelecek yanlış anlamayın.neyse allah'tan ben gidene kadar bizimki kalan işleride yapıvermiş.bende eve gidince börekleri hazırladım ki üstüne geldiler.yahu bir yanda sevdiğim insanlar biryandan sevdiğim diziler ortada kaldım.hoş benim huyumdur misafir gelince bir telaş alır beni oturamam yerime mutfak salon arası gider gelirim.bu seferde çok birşey değişmedi.menümüze gelince:)
ıspanaklı yufka böreği
elmalı pasta
milföyden peynirli börek
yaş pasta
elmalı pasta benim çok sevdiğim ve ne zaman yesem çocukluğumu anımsatan pastadır.çocukluğumı hatırlatır çünkü annem hafta sonları hamamdan sonra yenmesi için elmalı pasta hazırlardı bizlere.banyo yapmak ayrı bir zevk olurdu bizler için.evimiz buram buram elma tarçın kokardı.evlendikten sonra bir kere bile yapmadım.salı akşamı geleceklerini duyunca baktım ki dolapta işe yaracak bir tek elma var hemen aklıma düştü.sizde denemek isterseniz buyrun tarifi.
Malzemeler
1 çay bardağı yoğurt
1 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağından 2 parmak az şeker
1 çay kaşığı karbonat
(evde karbonat olmadığı için 1 paket kabartma tozu kullandım)
Alabildiği kadar un
İç Malzemesi
4 orta boy elma
1 çay bardağı şeker
isteğe göre fındık,ceviz
tarçın
Yapılışı:
hamur malzemelerini kabartma tozu ve un hariç karıştırın.unu ve kabatma tozunu yavaş yavaş eleyerek karışıma ekleyin.kulak memesi kıvamında bir hamur elde edin.iç malzemesi içinde elmaları rendeleyin ve ocağa koyun.üzerine şekeri ilave edin.isteğe göre şeker azaltılabilir ya da arttırılabilir.suyunu bırakıp tekrar çektikten sonra ateşten alın çerzini ve tarçınını ekleyin.iç soğuduktan sonra hamurdan küçük parçalar alıp iç malzemesini ekleyerek istediğiniz şekli verin.180 derecede pişirin.servis ederken üzerine pudra şekeri serpin.afiyet olsun.
ıspanaklı yufkayı çok sık yaptığım için size resmini çektikten sonra tarifini veririm.yaş pasta zaten hazır ,ee milföydende peynirli börek yapmayan yoktur:)) tarif bu kadar o zaman.Arkadaş toplantısına devam edelim:)erkekler herzamanki gibi bir araya geldi,işlerinden ve akşam oynanacak maçtan konuştu.biz kadınlarda bir araya gelerek sohbet ve tabiki dedikodu yaptık.aramıza yeni katılan arkadaşımızın eşi bana delisin deyip durdu bütün akşam:) kendisi kayseriden geldi.gurbette yani.ama halinden çok memnun çünkü sevdiği insanla evli.ee aramızda yeni biri olunca helede bu biri yeni evli olunca hikayenin kahramanı o kişi oldu:)bizler balkonda,erkekler tv başında çaylarımızı içtik,pastalarımızı yedik.baktık ki bizimkiler uyku modunda hadi dedik yatışşşş:)onları yolcu ettik,ortalığı biraz topladık ve yine saat 1,00 de yatağa girebildik. hal böyle olunca misafirlerime hoşgeldiniz yeniden bekleriz diyorum. sizlerede yorgunum,yorgunsun,yorgun diyorum:))

ıspanaklı yufka böreği
elmalı pasta
milföyden peynirli börek
yaş pasta
elmalı pasta benim çok sevdiğim ve ne zaman yesem çocukluğumu anımsatan pastadır.çocukluğumı hatırlatır çünkü annem hafta sonları hamamdan sonra yenmesi için elmalı pasta hazırlardı bizlere.banyo yapmak ayrı bir zevk olurdu bizler için.evimiz buram buram elma tarçın kokardı.evlendikten sonra bir kere bile yapmadım.salı akşamı geleceklerini duyunca baktım ki dolapta işe yaracak bir tek elma var hemen aklıma düştü.sizde denemek isterseniz buyrun tarifi.
Malzemeler
1 çay bardağı yoğurt
1 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağından 2 parmak az şeker
1 çay kaşığı karbonat
(evde karbonat olmadığı için 1 paket kabartma tozu kullandım)
Alabildiği kadar un
İç Malzemesi
4 orta boy elma
1 çay bardağı şeker
isteğe göre fındık,ceviz
tarçın
Yapılışı:
hamur malzemelerini kabartma tozu ve un hariç karıştırın.unu ve kabatma tozunu yavaş yavaş eleyerek karışıma ekleyin.kulak memesi kıvamında bir hamur elde edin.iç malzemesi içinde elmaları rendeleyin ve ocağa koyun.üzerine şekeri ilave edin.isteğe göre şeker azaltılabilir ya da arttırılabilir.suyunu bırakıp tekrar çektikten sonra ateşten alın çerzini ve tarçınını ekleyin.iç soğuduktan sonra hamurdan küçük parçalar alıp iç malzemesini ekleyerek istediğiniz şekli verin.180 derecede pişirin.servis ederken üzerine pudra şekeri serpin.afiyet olsun.
ıspanaklı yufkayı çok sık yaptığım için size resmini çektikten sonra tarifini veririm.yaş pasta zaten hazır ,ee milföydende peynirli börek yapmayan yoktur:)) tarif bu kadar o zaman.Arkadaş toplantısına devam edelim:)erkekler herzamanki gibi bir araya geldi,işlerinden ve akşam oynanacak maçtan konuştu.biz kadınlarda bir araya gelerek sohbet ve tabiki dedikodu yaptık.aramıza yeni katılan arkadaşımızın eşi bana delisin deyip durdu bütün akşam:) kendisi kayseriden geldi.gurbette yani.ama halinden çok memnun çünkü sevdiği insanla evli.ee aramızda yeni biri olunca helede bu biri yeni evli olunca hikayenin kahramanı o kişi oldu:)bizler balkonda,erkekler tv başında çaylarımızı içtik,pastalarımızı yedik.baktık ki bizimkiler uyku modunda hadi dedik yatışşşş:)onları yolcu ettik,ortalığı biraz topladık ve yine saat 1,00 de yatağa girebildik. hal böyle olunca misafirlerime hoşgeldiniz yeniden bekleriz diyorum. sizlerede yorgunum,yorgunsun,yorgun diyorum:))
24 Eylül 2007 Pazartesi
"İftar Yemeğinde Buluştuk"
Cumartesi iftar yemeğinde ailemiz ve sevdiklerimizle biraradaydık. Her nekadar bireysel yaşam,sukunet desemde bu kalabalık sofra evdeki cümbüş beni mutlu etti. Fotoğraflama işini erkuşa teslim ettim ama beni hayal kırıklığına uğrattı.yeni makina ile çekmiş ,bizim kuzen de silmiş resimleri. Ama ben işimi garantiye almıştım sizin için fırında mantarlı tavuk, güllaç ve vişne şurubunu çekmiştim. Aslında dahada fazlası olurdu ama işten 6,00 gibi çıkınca koştur koştur eve yetiş, çorbayı ve tavuğu hazırla hiç vaktim olmadı... hatta çorbayı ikram ettikten sonra mola verdik ancak 10-15 dk sonra ana yemeklere geçebildik:)) allahtan yabancı yoktu. iftar menüsüne gelince:
Lebeniye çorbası
Fırında mantarlı tavuk
İçli köfte
Mantı
Mevsim salatası
Sakızlı güllaç
Baklava
Vişne şurubu
Güllacı ilk kez deneyen bir topluluk olarak çok sevdiğimiz söylenemez:)) hani çok damak tadımıza uygun değildi. ama yinede yaptığıma pişman olmadım çünkü denemiş olduk.Komşularıma da ikram ettim. vişne şurubunu ilk kez yapmama rağmen çok beğenildi. Ben çok hoşlandım kendisinden artık sık sık yapılacak. Ama ben herşeyi yine göz kararı daha doğrusu uydurmasyon yaptım:))) mesela fırında tavuğu yaparken, haşlanmış tavukları borcama dizdim,üzerine soğan,samısak ,yeşil biber,kırmızı biber,mantar,domates doğradım bolca.üzerine tavuk suyuyla sulandırdığım salçayı döktüm ve folyolayıp fırına verdim. çıkarmadan önce kaşar rendeledim oldu bitti. aşağıda birkaç fotoğraf bulacaksınız ama daha iyileri olacak bundan sonra arkadaşlar:)) ayrıca artık yemek yaparken not defteri tutacam.darısı bir dahiki ramazana sevdiklerimizle birlikte..
20 Eylül 2007 Perşembe
"Günün Menüsü"
Bugünlerde işyeri inanılmaz yoğun. Durum böyle olunca saat 7,00 'den erken çıkamıyorum. Dünde 7,00 civarı çıkınca kendimi hiç yoramam kahvaltı yapalım dedim. Ayrıca hafta sonu iftaramisafirim olduğu içinde bu hafta temizlik, yemek hazırlığı derken evde de yoruluyorum. Erkuş erken çıktığı için arkadaşıyla birlikteymiş. Bende eve gidince mutfağın temizliğine başlarım dedim. zaten yaprak dökümü var, birde avrupa yakası. Ama içim herzamanki gibi el vermediuzun zamandır erkuş'un en sevdiği yemeği yapmıyordum. Sürpriz olsun dedim ve karışık kızartma yaptım.
Patates,biber, soğan kızartması ve üzerine domates sosu.Bizimki yemeğin ortasında geldi. Kocaman bir öpücük teşekkür için yetti.:))Ben kızartma türü yemekleri yiyemiyorum midemden dolayı. Ama mide rahatsızlığım olmasada çok fazla tüketilmesinden yana değilim. Gel de erkuş'a anlat bunu. Şu yan tarafta gördüğünüz tek kişilikporsiyon, siz tahmin edin artık:)))) Maşallah aşkım'a. Ben de kendime yoğurtlu makarna yaptım. Severek yediğim bir makarna. Çokta pratik. Makarnayı haşlıyorsunuz. yoğurdutuz,kimyon,kuru nane ile karıştırıyorsunuz ve
kı makarnaya ilave ediyorsunuz. Dilerseniz üzerinezdırılmış sıvı yağ ve pul biber ikilisindenekleyebilirsiniz. Görüntü olarak karışık kızartma kadar çekici değil belki ama hem daha hafif hem de sağlıklı. Tercih sizin. Yemekleri hazırlayıp sofraya oturduğumuzda diziler başlıyordu. İki dizinin aynı anda yayınlamasına sinirlenip durdum bütün gece. Adamlar aynı anda reklama girip aynı anda başlattılar yuh yani. Ama avrupa yakasının yeni yüzü Binnur Kaya mükemmeldi. Onun sahnelerini kaçırmadım hiç. Bence bu yıla damgasını vuracak Binnur. Performansı Burhan'ı bile gölgede bıraktı. Oyunculuğuna hayranım zaten. Yaprak dökümü biraz ağır devam ettiğinden çok fazla kaçırmadım . Diziler bittikten sonra da temizliğe devam. Ama yinede burdan seslenmek istiyorum kanal sahiplerine "lütfen arkadaşlar dizilerimizi çarpıştırmayın ikisinide izlmek istiyoruz biz ya. Size diyorum!!!!!" sizde bağırın arkadaşlar:)))) öpüldünüz.
19 Eylül 2007 Çarşamba
"Çökelek Yapımı"
arkadaşlar geçmiş yazılarımda size çökelekten bahsetmiştim.bir ara yapılışınıda size yazayım sizde deneyin demiştim.işte o bir ara geldi:))dün dolabı açtım ve hafta sonu aldığım çökeleği gördüm.dedim hemen bunu yapıp kurutayım.hem bizimkilerede söz vermiştim.sözümde durmuş olurum.biz çökeleği kurutup,kavanozlara doldururuz ve kışlık yaparız.zaten ben çökeleğin ham halini yiyemem.mutlaka kurutulmalı.çok güzel bir tat.sizlerede tavsiye ederim.yapılışına gelince marketlerdede rahatlıkla bulabilceğiniz çökelekten kullanacağınız
kadar alın.ben bir kilodan yaptım.çökeleği derin bir kaba alın.üzerine tamak tadınıza uygun olarak tuz ekleyin.sonra kimyon,pul biber,kekik ilave edin.ben bir miktar da biber salçası ekledim.renk vermesi açısından.ben baharatlarını tadına bakarak ayarladığım için net ölçüler veremiyorum.çünkü kimi kimyon sevmiyor az atıyor kimi de kekik kullanmıyor.ama ben baharatı çok sevdiğim için bol bol ekliyorum.sizde baharatları azar azar ekleyip tadına bakarak lezzetinizi oluşturabilirsiniz.baharatlarını eklediğimiz çökeleği yoğurmaya başlıyoruz.çökelek melhem kıvamına gelinceye yani elimizin altında kaymaya başlayıncaya kadar yoğurmaya devam ediyoruz.içindeki pütürler kaybolunca çökelekten parçalar alıp avucumuzun
içinde şekil veriyoruz.şekil verdiğimiz çökelekleri tepsiye diziyoruz.tepsinizin üzerine tülbent gerip yanlarından çamaşır mandallarıyla sabitlerseniz çökeleğinizi tozdan korumuş olursunuz. tepsinizi güneşli bir yere yerleştirin ve kurumasını bekleyin.kuruduğunu sertleşmesinden anlarsınız.kurutulmuş çökeleklerinizi içini zeytinyağıyla yağladığınız bir kavanoza koyup ağzını kapatın ki çökeleğiniz pişsin.buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.saklarken üzerinin rengi değişebilir hatta küflenmiş görüntüsü oluşabilir endişelenmeyin lezzeti orda:)))ama istemezseniz üzeri domates gibi soyuluyor zaten.herkesin bu lezzeti tatmasını isterim arkadaşlar pişman olmazsınız. benim çökelekler kuruması için dün balkona yerleştirildi.kurumuş halinide resimlerim size merak etmeyin:)yapacak arkadaşlara şimdiden afiyet olsun..
13 Eylül 2007 Perşembe
"Patatesli Tavuk-Sütlaç"

Dün işten eve dönerken aklımdaki tek şey duş alıp yayıla yayıla yaprak dökümünü izlemekti..tabi ben ne zaman plan yapsam onu gerçekleştiremem..erkuş bey eve geç geleceğini bildirince bende evde hala tek başıma olmaktan korkunca yayılma fikri yalan oldu..evet arkadaşlar hala korkuyorum:)))) ama birşeylerle uğraşmaya başlayınca öyle çok panik olmuyorum..o yüzden kendi kendime dedimki kızım berfin mutfağa geç bulaşık yemekti derken korkmaya vakit bulamazsın:))) aynen de öyle yaptım...ilk iş dolabı açmak oldu..baktım öyle ahım şahım bir yemek yapacak halim yok..malzemede yok:))) dedim uydurma birşeyler yapalım..dondurucudaki tavuğu çıkardım...baktım ki dün açtığım süt hala içilmemiş onuda çıkardım..bir yemek,bir tatlı..ee daha ne olsun...hafif ve basit yemek yapmak isteyenler için uygun bir yemek..hasta yemeği gibi göründüğüne bakmayın siz, tadı gayet iyi..siz dilerseniz salça ile renklendirebilirsiniz..patatesli tavuk,en uygun isim bu..ancak bu kadar uydurabildim:)) bu arada ramazan ayında yemek tarifi versek mi daha iyi olur vermesek mi? fikirlerinizi beklerim..mutfağa geçiyoruz..önlükler takılsın:))
PATATESLİ TAVUK
Malzemeler(2 kişilik)
tavuk
3 orta boy patates
2 adet eşil biber
2 küçük boy kuru soğan
3 diş sarımsak
karabiber
Yapılışı:
tavuğunuzu üstünü 3 parmak geçecek kadar suda haşlayın..eti yumuşamaya başlayınca patatesleriniz elma dilim şeklinde doğrayıp içine atın..soğanları kalın halkalar şeklinde doğrayıp ilave edin..biber ve sarmısaklarıda ekleyin ve sebzeler yumuşayana kadar pişirin..piştikten sonra tuz ve karabiberini ekleyip servis edin..afiyet olsun..

SÜTLAÇ
(4 kase)
Malzemeler:
3,5 su bardğı süt
yarı kahve fincanı pirinç
4/3 su bardağı şeker
vanilya
2 yemek kaşığı nişasta
süslemek için ceviz ,tarçın
Yapılışı:
sütü şekerle birilikte kaynatın.şekeri isteğinize göre azaltıp fazlalaştırabilirsiniz.diğer taraftan ayrı bir tencerede pirinci haşlayın.pirinç iyice açılıp yumuşayınca şekerli süte ekleyip kaynatmaya devam edin.2 yemek kaşığı tepeleme nişastayı 4/3 su bardağı su ile inceltip, sürekli karıştırarak süte ilave edin. sürekli karıştırarak üzerinde kabarcıklar oluşana kadar kaynatın.altını kapattıktan sonra bir paket vanilyayı ekleyin.kaselere boşalttıktan sonra üzerini tarçın ve ceviz ile süsleyin.afiyet olsun.
12 Eylül 2007 Çarşamba
"Çikolata Tutkusu"
Arkadaşlar acaba çikolata sevmeyen insan varmıdır?bence yok..varsa şimdi konuşsun yoksa sonsuza kadar sussun:)))ben bayılıyorum..aghhh bir de midem hassas olmasa 3 öğü yerim..şaka değil..midem rahatsız olduğu için çok fazla çikolata yiyemediğim zamanlardı..hatta hiç yiyemiyordum çünkü yasaklamıştı doktor beycim..kaçamaklar hariç:)))annemlere gittiğimde dolapta simsiyah bir pasta gördüm..siyah dediysem çikolata siyahı dostlar:)))dil bir karış dışarda, sular ağzın kenarından akarken basıldım:)))ablam yakaladı beni, öğrendikki pasta bizim için yapılmış..dedim ben öyle çikolatalı pasta falan yiyememki hasta bir midem var:(((((ufak bir dilim tadına bakarım ama:)))benim ufak dilim mutfakta gizli gizli yediklerimle beraber 5 dilime kadar ulaştı:)))ama bende ne mide bulantısı ne mide yanması yok..dedim mideyede dokunmadı devam edelim..hem yapımı çok kolay hemde lezzeti harika..o günden sonra benim canım ne zaman çikolata tadında hafif birşeyler çekse yada habersiz bir misafir gelse bu pasta yapılır oldu..geçenlerde akşam misafirliğine gelen eşimin arkadaşına ve eşine yaptım pastayı..tabiki en çok kendime:)) verdiğim ölçülere birebir uyarsanız harika olur..en önemlisi un..ben herzaman ince rakı bardağını ölçü yapıyorum..ve pandispanyası tam tutuyor..yalnız önemli bir nokta var..pastanın adını bilmiyorum o yüzden kendim isim annesi oldum ve çikolata tutkusu dedim:)))bilen arkadaşlar varsa banada öğretirlerse sevinirim..hadi balım şimdi mutfağa geçiyoruz, önlükleri takalım.. Malzemeler:
3 yumurta
6 yemek kaşığı sıvı yağ
1 çay bardağı şeker
1 rakı bardağı un
1 çay bardağı şeker
1 rakı bardağı un
1 pk kabartma tozu
1 pk vanilya
1 pk kakao (75 gr)
sosu için:
süt
sosu için:
süt
hazır çikolata sosu
Yapılışı:
Karıştırma kabınıza 3 yumurtayı kırın ve çırpmaya başlayın..rengi değişmeye başlayınca 1 çaybardağı şekeri ekleyin..karıştırmaya devam edin..saydam bir hal alıncaya kadar çırpın..karıştırırken bir yandan yağı,eleyerek unu ve kabartma tozunu ekleyin..karıştırın en son kakao ve vanilyayı ekleyin.bütün malzemeler karışınca kek kalıbınızı yağlayın ve hamurunuzu ekleyin..ben yuvarlak kelepçeli kalıbımı kullanıyorum..200 derecede önceden ısıttığınız fırına koyun ve fırının kapağını bir kereden fazla açmamaya çalışın..hamurum kabardığını gördüğünüzde fırını 150 dereceye düşürün..pişip pişmediğini kürdan yardımıyla kontrol edin..kürdana hamur yapışmıyorsa olmuştur..yaklaşık pişme süresi turbo fırında 15-20 dak..pişen hamuru soğumaya bırakın ve çikolata sosunu paketin üzerindeki tarife göre pişirin..yalnız önerilen sütten daha az koyun..yani 2,5 bardaksa 2 bardak gibi..
pişirdiğiniz hamuru bir ip yardımıyla ortadan ikiye
kesin..sos sıcakken ılık pandispanyanın ortasını ve üzerini sosla kaplayın..süsleme sizin damak tadınıza ve zevkinize kalmış..afiyet olsun arkadaşlar..
pişirdiğiniz hamuru bir ip yardımıyla ortadan ikiye
kesin..sos sıcakken ılık pandispanyanın ortasını ve üzerini sosla kaplayın..süsleme sizin damak tadınıza ve zevkinize kalmış..afiyet olsun arkadaşlar..11 Eylül 2007 Salı
"Yalancı Su Böreği"
Dün kayınvalidemler bizde idi..gündüz işyerinden arayıp geleceklerini bildirdikleri için pek bir hazırlığım yoktu..aklıma hemen yufka böreği geldi..bu yüzden çok telaşlanmadım:)))ben yalancı su böreği diyorum..çünkü gerçekten su böreği tadında oluyor..işin püf noktası böreği yaptıktan sonra buzdolabında bekletmek..benim çok vaktim olmadığı için 1 saat kadar beklettim..vaktiniz olursa daha fazla bekletebilirsiniz...en az 1 saat olması şart..benim börek çok beğenildi...çok bilindik bir tarif olduğu için burada anlatmayı düşünmüyordum ama işinize yarar diye ekleyeyim dedim..şimdiden afiyet olsun canlarım.. 
Malzemeler :
1 kg yufka(5 yaprak)
1 su bardağı süt+yarım su bardağı su
yarım su bardağı sıvı yağ
1 yumurta
peynir(ben kaşar ve beyaz teneke peyniri kullandım)

Malzemeler :
1 kg yufka(5 yaprak)
1 su bardağı süt+yarım su bardağı su
yarım su bardağı sıvı yağ
1 yumurta
peynir(ben kaşar ve beyaz teneke peyniri kullandım)
Yapılışı:
Böreğinizi yapacağınız tepsiyi svı yağ ile yağlayın..(ben dikdörtgen borcamımı kullanıyorum bu böreği yaparken)bir tüm yufkayı yanlardan sarkacak şekilde tepsiye yayın..diğer taraftan kaseye su ve süt karışımını,sıvı yağı ve bir yumurtayı ekleyin..çatalla iyice karışıtırın..bu karışımdan tepsiye serdiğiniz yufkanın üzerine yufkayı ıslatacak kadar kaşık yardımıyla dökün.üzerine elinizle ufak parçalara ayırıdğınız bir yufkayı serin ..ve yeniden sosla ıslatın..bu şekilde bir kat yufka bir kat sos yaparak devam edin..orta katına geldiğinde yani yaklaşık bir buçuk yufkayı kullandığınızda ortaya bolca peynir serpin ve kalan yufka parçalarınıda üstüne sermeye devam edin..en üste geldiğinizde tüm olarak ayırdığınız yufkayı serin ve yanlardaki fazlalıkları da yufkanın üstüne kapatın..keskin bir bıçakla dilimlere ayırın ve eğer
sosunuz kaldıysa yufkanın üzerine dökün...sosun çok olduğunu düşünebilirsiniz ama değil arkadaşlar..resimdeki fırına verilmeden önceki hali .....buzdolabında en az 1 saat beklettiğiniz böreği 250 derecede ısıttığınız fırına koyun..üzeri kızardıktan sonra fırının derecesini 150 dereceye getirin ki içinde iyice pişsin..150 dereceye getirikten sonra 15 dakika pişirseniz yeter..afiyet olsun
Böreğinizi yapacağınız tepsiyi svı yağ ile yağlayın..(ben dikdörtgen borcamımı kullanıyorum bu böreği yaparken)bir tüm yufkayı yanlardan sarkacak şekilde tepsiye yayın..diğer taraftan kaseye su ve süt karışımını,sıvı yağı ve bir yumurtayı ekleyin..çatalla iyice karışıtırın..bu karışımdan tepsiye serdiğiniz yufkanın üzerine yufkayı ıslatacak kadar kaşık yardımıyla dökün.üzerine elinizle ufak parçalara ayırıdğınız bir yufkayı serin ..ve yeniden sosla ıslatın..bu şekilde bir kat yufka bir kat sos yaparak devam edin..orta katına geldiğinde yani yaklaşık bir buçuk yufkayı kullandığınızda ortaya bolca peynir serpin ve kalan yufka parçalarınıda üstüne sermeye devam edin..en üste geldiğinizde tüm olarak ayırdığınız yufkayı serin ve yanlardaki fazlalıkları da yufkanın üstüne kapatın..keskin bir bıçakla dilimlere ayırın ve eğer
sosunuz kaldıysa yufkanın üzerine dökün...sosun çok olduğunu düşünebilirsiniz ama değil arkadaşlar..resimdeki fırına verilmeden önceki hali .....buzdolabında en az 1 saat beklettiğiniz böreği 250 derecede ısıttığınız fırına koyun..üzeri kızardıktan sonra fırının derecesini 150 dereceye getirin ki içinde iyice pişsin..150 dereceye getirikten sonra 15 dakika pişirseniz yeter..afiyet olsun6 Eylül 2007 Perşembe
"sosisli makarna"
makarna canavarı yine iş başında...dün işteyken kafama koydum..eve gidince kimse beni durduramaz bugün makarna yenecek...inadım inat..eve koşarak gider berfin kişisi..ve hemen makarna olayına girişir...ama arkadaşlarım ben yine malzemeleri saymayı tartmayı falan unuttumm:))))ya göz kararı malzeme versem olurmu:O))söz soracağınız tüm soruları cevaplıcam..hatta yakınımda olan varsa akşam gelip pişiririm:)))

Malzemeler:
(2 kişilik)
yarım paket burgu makarna
bir küçük boy soğan
2 diş sarımsak
arzu ettiğiniz kadar sosis
2-3 orta boy domates
yarım kahve fincanı sıvı yağ(ben çok yağ kullanmıyorum)
bir yemek kaşığı domates salçası
karabiber,tuz
Yapılışı:
makarnaları,sıvı yağ ve tuz eklediğiniz suda haşlayın....tencereye sıvı yağı koyup kızdırın.yemeklik doğranmıs soğanı ve kıydığınız sarmısağı ekleyin..hafif pembeleşmeye başlayınca salçayı ekleyin...salçayı da kokusu gidene kadar kavurduktan sonra halka halka doğradığınız sosisleri ekleyin..bir iki çevirdikten sonra rendelenmiş domatesleri ve makarnaları haşladığınız sudan bir çay bardağı ekleyin..kapağını kapatıp suyunu çektirdikten sonra haşlanmış makarnaları ekleyin...üzerine karabiber serpiştirin...afiyet olsun..

Malzemeler:
(2 kişilik)
yarım paket burgu makarna
bir küçük boy soğan
2 diş sarımsak
arzu ettiğiniz kadar sosis
2-3 orta boy domates
yarım kahve fincanı sıvı yağ(ben çok yağ kullanmıyorum)
bir yemek kaşığı domates salçası
karabiber,tuz
Yapılışı:
makarnaları,sıvı yağ ve tuz eklediğiniz suda haşlayın....tencereye sıvı yağı koyup kızdırın.yemeklik doğranmıs soğanı ve kıydığınız sarmısağı ekleyin..hafif pembeleşmeye başlayınca salçayı ekleyin...salçayı da kokusu gidene kadar kavurduktan sonra halka halka doğradığınız sosisleri ekleyin..bir iki çevirdikten sonra rendelenmiş domatesleri ve makarnaları haşladığınız sudan bir çay bardağı ekleyin..kapağını kapatıp suyunu çektirdikten sonra haşlanmış makarnaları ekleyin...üzerine karabiber serpiştirin...afiyet olsun..
4 Eylül 2007 Salı
"ali nazik"

dün eve gittim yine yemek telaşı aslında aklımda güzel sosisli makarna yapmak vardı..ee insan makarna canavarı olunca aklına ilk makarna gelir..ama bizim bey makarnayı çok sevmez ama yer:))erkuş beye taze fasülye bile yedirmiş adamım daha ne olsun:))bu arada erkan ağzına yeşil fasülye koymazmış..ilk söylediğimde fasülye yemez diyen annesi, erkuşumdan yoo yiyorum artık cümlesini duyunca çok bozuldu ama yapacak birşey yok..yeşil fasülye çok lezzetli ve yararlı olduğu için yedirdim sadece..bu cümleden kaynana- gelin düşmanlığı sezmeyesiniz sakın:)))neyse kardeşim ben ne kadar konu dağıtmayı seviyorum yahu..ali nazikten kaynanaya gelebilen nadir insanlardan biriyim yani..damarlarında makarna yeme isteği dolaşan berfin dolabı açınca,çekmecede unuttuğu patlıcanları görür ve ışık yanar..ali nazik kişisinin yemeği yapılacaktır..çünkü erkuşumun hiç denemediği bir lezzettir...eee tamam tarife geçiyorum..anneciğimin ali naziği aşağıdaki tarifteki gibi..ama yanlış birşey yapıyorsak yani yemeğin adı bu değilse yada yaptığımız yemeğin ali nazikle alakası yoksa lütfen yazın bana:)))
MALZEMELER
2 kişilik
4 adet orta boy patlıcan
400 gr kuşbaşı et
1 adet küçük boy yoğurt(herhangi bir marka olabilir)
2 diş sarımsak
sıvı yağ, pul biber, karabiber(isteğe göre kimyon)
YAPILIŞI
patlıcanlara bir iki çatal batırıp tuzlayarak folyo kağıda sarın.ısıtılmış fırına koyun.diğer yandan kuşbaşı eti üzerine su ekleyerek haşlayın..fazla suyunu döküp sıvı yağ ekleyerek yumuşamış etleri kızartın..yumuşamış ve soğuttuğunuz patlıcanların kabuklarını soyun..metal bir tabakta sarımsak tuz ve kimyon ile ezin..ezilmiş patlcanlara yoğurdu ekleyin..patlıcanları servis tabağının ortasına alın...patlıcanların orta kısmına etleri yerleştirin..tavada kızdırdığınız yağa pulbiber ve az karabiber ekleyip,yemeğinizin üzerine dökün..afiyet olsun..
MALZEMELER
2 kişilik
4 adet orta boy patlıcan
400 gr kuşbaşı et
1 adet küçük boy yoğurt(herhangi bir marka olabilir)
2 diş sarımsak
sıvı yağ, pul biber, karabiber(isteğe göre kimyon)
YAPILIŞI
patlıcanlara bir iki çatal batırıp tuzlayarak folyo kağıda sarın.ısıtılmış fırına koyun.diğer yandan kuşbaşı eti üzerine su ekleyerek haşlayın..fazla suyunu döküp sıvı yağ ekleyerek yumuşamış etleri kızartın..yumuşamış ve soğuttuğunuz patlıcanların kabuklarını soyun..metal bir tabakta sarımsak tuz ve kimyon ile ezin..ezilmiş patlcanlara yoğurdu ekleyin..patlıcanları servis tabağının ortasına alın...patlıcanların orta kısmına etleri yerleştirin..tavada kızdırdığınız yağa pulbiber ve az karabiber ekleyip,yemeğinizin üzerine dökün..afiyet olsun..
30 Ağustos 2007 Perşembe
"ciğer sote -yeşil soğan salatası"
ciğer sote yada ciğer tantunide dediğimiz bu yemeğin hem yapılışı kolay hemde lezzeti harika..yanına yapacağınız taze soğanlı salata da lezzetine lezzet katacaktır.

MALZEMELER
(2 kişilik)
300 gr ciğer
2 adet küçük boy soğan
bir diş sarımsak
2 domates
bir tatlı kaçığı salça
bir fincan sıvı yağ(kahve fincanı)
tuz,karabiber,kimyon,pul biber
isteğe göre maydanoz
YAPILIŞI
ciğeri rondodan geçirip kıyalım..kıyılan ciğeri tencereye alıp su ekleyelim ve haşlayalım.rengi değişen ve yumuşayan ciğerin fazla suyunu dökelim..suyunu çeken ciğere bir kahve fincanı sıvı yağı ve yemeklik doğradığımız soğanı ekleyelim.soğanlar yumuşayınca bir tatlı kaşığı salçayı(domates ya da biber salçası)ekleyelim..5 dk kavurduktan sonra rendelediğimiz domatesi ekleyelim..baharatlarıda ekledikten sonra kapağını kapatıp kısık ateşte bir 10 dk daha pişirelim ve ocağımızın altını kapatalım..dilerseniz servis sırasında üzerine kıyılmış maydanoz ilave edebilirsiniz..afiyet olsun.

SALATA
malzemeler:
3 adet taze soğan
2 adet domates
1 adet salatalık
tuz,sumak,pul biber,kuru nane
zeytinyağı
nar ekşisi
yapılışı:
taze soğanlar küçük küçük doğranır.tuz,sumak ve pul biber eklenip el ile ezilir.soğana soyulup küçük küçük doğranmış domates ve salatalık eklenir.kuru nane ve zeytinyağı eklenir.damak zevkine göre nar ekşisi ilave edilip servise sunulur.afiyet olsun.

MALZEMELER
(2 kişilik)
300 gr ciğer
2 adet küçük boy soğan
bir diş sarımsak
2 domates
bir tatlı kaçığı salça
bir fincan sıvı yağ(kahve fincanı)
tuz,karabiber,kimyon,pul biber
isteğe göre maydanoz
YAPILIŞI
ciğeri rondodan geçirip kıyalım..kıyılan ciğeri tencereye alıp su ekleyelim ve haşlayalım.rengi değişen ve yumuşayan ciğerin fazla suyunu dökelim..suyunu çeken ciğere bir kahve fincanı sıvı yağı ve yemeklik doğradığımız soğanı ekleyelim.soğanlar yumuşayınca bir tatlı kaşığı salçayı(domates ya da biber salçası)ekleyelim..5 dk kavurduktan sonra rendelediğimiz domatesi ekleyelim..baharatlarıda ekledikten sonra kapağını kapatıp kısık ateşte bir 10 dk daha pişirelim ve ocağımızın altını kapatalım..dilerseniz servis sırasında üzerine kıyılmış maydanoz ilave edebilirsiniz..afiyet olsun.

SALATA
malzemeler:
3 adet taze soğan
2 adet domates
1 adet salatalık
tuz,sumak,pul biber,kuru nane
zeytinyağı
nar ekşisi
yapılışı:
taze soğanlar küçük küçük doğranır.tuz,sumak ve pul biber eklenip el ile ezilir.soğana soyulup küçük küçük doğranmış domates ve salatalık eklenir.kuru nane ve zeytinyağı eklenir.damak zevkine göre nar ekşisi ilave edilip servise sunulur.afiyet olsun.
"et suyuna şehriye çorbası"
Dün eve gider gitmez yemek telaşına düştüm..bir önceki gün kayınvaldemlerde ,ondan önceki günde annemde yemekteydik..iki gün kafam rahattı..ne demişler yemek bulunca yanaş,dayak bulunca kaç...dün eve gidince dolaba bakındım ne var ne yapabiliriz diye..difrizdeki et suyu ve haşlanmış eti görünce hemen et suyuna şehriye çorbası geldi aklıma..anneciğim pazar günü et suyu yapmış, bana da iki yemeklik ayırmıştı..eve gelince yapacak bir şey bulmadım ve iki ayrı poşete doldurup difrize attım..annem dana etinden yapıyor et suyunu...sizde yapmak isterseniz etinizin üzerini kaplayacak kadar suyu ekleyip etler birbirinden ayrılıncaya kadar haşlayın..su eksildikçe su ekleyebilirsiniz..isterseniz hemen isterseniz bir ay içinde tüketmek üzere poşetlere doldurup dondurucunuza atabilirsiniz..yemek yaparken herşeyi göz kararı yapmaya alışık olduğum için, ölçü vermede çok zorlandım..yaptığım herşeyi ölçülendirip tartarken saat 9 gibi ancak yemek yiyebildik:))gelelim çorbamıza.

Et Suyuna Şehriye Çorbası
(3 kişilik)
3 bardak et suyu+3 bardak su
bir kase dolusu haşlanmış et
yarım fincan arpa şehriye
yarım fincan sıvı yağ
2 domates
1 yemek kaşığı salça(domates salçası kullandım ben)
bir çay bardağı dolusu haşlanmış nohut
tuz,nane
YAPILIŞI:
6 bardak suyumuzu tencereye boşaltıp etimizi ekleyelim..ayrı bir tavada kızdırdığımız yağda salçayı kavuralım...kavrulan salçaya rendelenmiş domatesimizi ekleyip kavuralım...sosa naneyi ve tamak tadımıza göre tuzu ekleyelim..bu sosu kaynayan suyumuza ekleyelim..bir taşım kaynattıktan sonra haşlanmış nohut ve şehriyeyi ekleyelim..şehriyeler pişince ateşten alalım.afiyet olsun..

Et Suyuna Şehriye Çorbası
(3 kişilik)
3 bardak et suyu+3 bardak su
bir kase dolusu haşlanmış et
yarım fincan arpa şehriye
yarım fincan sıvı yağ
2 domates
1 yemek kaşığı salça(domates salçası kullandım ben)
bir çay bardağı dolusu haşlanmış nohut
tuz,nane
YAPILIŞI:
6 bardak suyumuzu tencereye boşaltıp etimizi ekleyelim..ayrı bir tavada kızdırdığımız yağda salçayı kavuralım...kavrulan salçaya rendelenmiş domatesimizi ekleyip kavuralım...sosa naneyi ve tamak tadımıza göre tuzu ekleyelim..bu sosu kaynayan suyumuza ekleyelim..bir taşım kaynattıktan sonra haşlanmış nohut ve şehriyeyi ekleyelim..şehriyeler pişince ateşten alalım.afiyet olsun..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)