17 Eylül 2009 Perşembe

ev yapımı erişte

erişte yi çok sever biri olarak erişte yapmaya karar verdim. Buralarda hiç böyle hazırlıklar yapılmadığından ne tarhana yapmasını ne de erişte yapmasını bilen birileri yok. hal böyle olunca sevgili blog arkadaşlarım yetişiyor imdada. erişte yapımıyla ilgili yazıları okumak isteyen olur diye aşağıya kopyaladım. ana malzemeler ve yapım şekilleri aynı. bende yine çok az deneme yapacağım için 2 yumurta, yarım çay bardağı süt kullanacağım hatta sütü bol olsun diye bir çay bardağı kullanacağım. bu akşam annemlerde bizde olacağı için bugün denemeli diye düşünüyorum. bakalım.. detayları ve yapım aşamalarını aşağıdaki linklerden inceleyebilirsiniz. bu arada tazenane arkadaşım domatesli erişte yapmış bayıldım. bir miktar ondanda denemek gerek..
sevgiler.

http://www.blogger.com/post-create.g?blogID=2730545510397510085 yeşim'in tarifleri

http://thistime.blogcu.com/entry.php?u=thistime&e_id=3980578&title=eriste hobi dünyası

http://www.mutfakpenceresi.com/2009/02/ev-yapimi-eriste/ mutfak penceresi

http://tazenane.blogspot.com/2009/09/domatesli-eriste.html tazenane(domatesli)

tarhanamın durumu

dün eve girdiğimde yoğun bir ekşi koku aldık önce nedir ne değildir diye düşünürken aklıma tarhanam geldi..hemen üstünü açtım. tadına baktım ekşiliği devam ediyor..bu konuda çok yardımcım olmadığı için bugün siteleri inceledim.. kiminde çok katı hamur olması gerek diyor kiminde ise ele yapışan bir hamur.. benimki ele çok yapıştığından dün karıştırma işini kaşıkla yaptım..durdukça ekşidiğini söyleyen siteler var o yüzden bu gün yoğurma işleminden sonra sermeyi düşünüyorum. çok ekşi bir tarhana olursa yağızın yiyebileceğini düşünmüyorum. zaten deneme olduğu için çok bişey kaybetmeyeceğim..eğer bunda tutturabilisem tadını hemen yeni bir hamur hazırlayacağım..
bir tarhana işleminide böyle bitirmeyi düşünüyorum..
bundan sonra sırada erişte var.. yine erişte ile ilgili siteleri araştıracağım ve burda da linklerini yayınlayacağım. ondan da deneme hamuru yapıp erişte keseceğim..
bayramda evde olduğumdan daha kolay yaparım diye düşünüyorum..

15 Eylül 2009 Salı

tarhananın 2.günü

dün eve gider gitmez örtüsünü açtım. hamurum çok az olmasanına rağmen kabardığından çok göründü gözüme. yeniden yoğurayım dedim ama elime çok yapıştı. bende sanırım unu az dedim ve biraz daha ekledim. yinede sevgili elçinin önerisine uyarak çok sertelştirmemeye çalıştım. hala elime yapışan bir hamur halinde tarhanam. bu arada dün ilk kez tadına baktım. çok ekşiydi.:)bu kadar ekşi olursa kimse yemez bunu diye geçirdim içimden. belkide mayalanma sürecidir bilemedim. yukarıda resimlerini çektim. aslında resimdekinden çok daha güzel rengi ama makineden bu renk çıktı. ilk resimde gördüğünüz gibi ellerime yapışmış tüm hamur. zaten bu kadar yumuşak bir hamur olacaksa ben her yoğurduğumda elimde kalanlardan bana bişey kalmıcak kurutmak için:)
tarhana ustları resimde gördüğünüz kadar bir yorum yaparmısınız? en azından elime yapışan bir hamur mu yoksa yumuşak ama ele yapışmayacak bir hamurmudur tarhana hamuru:)

14 Eylül 2009 Pazartesi

sonunda macera başladı:)

evet tarhana maceram dün gece 23,00 itibariyle başladı. ne zamandır korkudan erteliyordum..bu kez dedimki hadi ne var korkacak altı üstü ziyan edeceksin..
hiç bir malzemede ölçü tutmadım..sevgili tijendeki malzemelere sadık kalarak yaptım bir hamur..şu anda beni evde bekliyor.sabah işe gelmeden bir baktım..akşamdakinden daha çok olmuş:)
ölçülerini göz kararı yaptığım için tam ölçü veremeyeceğim. ama yaptığım işlemleri sayabilirim sanırım..önce evde bulunan 1,5 adet kırmızı biberi 3 adet küçük soğanı, 3 adet domatesi ve bir diş sarmısağı tencerede haşladım. biberlerin kabukları soyulacak kıvama gelince ateşten aldım ve soğumaya bıraktım. biberlerin kabuklarını soydum ve rondodan geçirdim. ev yoğurdundan yaptığım bir bardak kadarsüzme yoğurdu(eleğin içine kağıt havlu koyarak süzme yapıyorum) ve rondodan geçirdiğim karışıma ekledim.içine bir yemek kaşığı kadar toz maya ekledim. ve ele yapışmayacak sertlikte bir hamur hazırladım.
yalnız tek sorunum var. içerisine sadece 1 tatlı kaşığı kadar tuz ekledim. problem olur mu bilmiyorum. tuz eklemedim çünkü tarhanayı zaten yağız için yaptım. yağızada 1 yaşına kadar tuz yasak olduğu için ekleyemedim. ama tuzun tarhandaki görevi çokmudur. önemli bir detaymıdır bilmiyorum.
bu konuda bilenler yardımcı olursa çok sevinirim. şimdi akşamları gidip yoğuracağım ve sanırım çok cıvık bir hamursa un ekleyeceğim. ikinci soruda burda geliyor. bu hamurun kıvamı nasıl olacak. sert bir hamur mudur tarhana hamuru.
bu iki konuda yardımlarınıza ihtiyacım var? sizleri bekliyorum.
şimdilik hoşçakalın

not: sevgili kakaolu ve calimero mutfakta hediyeleşme oyununa dahil oldular. hatta kakaolu blogunda yayınladı. bu oyuna katılımlarınız bekliyoruz. zaten bir süre daha bekleyip hediyeleşmeye başlayacağız.

11 Eylül 2009 Cuma

yağmur yağıyor..seller akıyor...

avazım çıktığı kadar bağırmak, yüreğimin yükünü hafifletmek istiyorum..burada ne devlet meseleleriyle ne siyasetle nede hayat görüşümle ilgili yazılar yazmayacaktım..yazarsam kötü olur..ağır olur..ipin ucunu kaçırırım diye korkuyordum..
ama bu kez içimdeki ses çığlık çığlığa..2010 yılına girerken kültür başkentinde bu felaketin yaşanması iç acıtıcı, sinir bozucu..
felekat, felaketin ardından gelen felaket, insanların düştükleri durumlar, hiç uğrana yitip giden canlar ..
en kötüsü bu haber...
canım yanıyor..hayatının başında bir melek, hayatı boyunca bu acıyla yaşayacak bir anne ve kız..ağlamak istiyorum ağlarken haykırmak..nerde bu devlet dediğimiz, nerde bu devletin başındaki adamlar..hiç mi sızlamaz bir yerleri..hiç mi utanmaz hiç mi yüzleri kızarmaz..
kim verecek hesabını aslı annenin uykusuz gecelerinin..onca emeğin hesabını kim verecek..
aslının yüreğindeki o koca kara deliği kim kapatacak..o acıyı kim silebilecek..
hayatı boyunca boynunda taşıdığı pişmanlığı olacak dila, ve son nefesine kadar yüreğinde acı..
ya azra..daha 5 yaşındaki kızın gözlerinin önünden kayıp gidişinin sahnesini kim unutturabilicek..
zaman demeyin palavra derim..
hiç kimse hesabını veremeyecek bu acının..ve diğerlerinin..birileri rahat koltuklarında kıçlarını biraz daha büyütürken, öteki dünya deyip yırtarken bir yerlerini, hiç düşünmeden kendileri içinde olacağını ceplerini doldururken, bu kadar insanın ahını alarak yollarına devam ederken, hiç uğruna selde kaybolan her canın, diğer bireyleri ömürleri boyunca bu utancın bedelini ödeyecek..
içim yanıyor dilimin ucunda tüm kötü sözler kimi kayıp gitti affola..
okuyorum..okudukça öfkem büyüyor..kendimi koyuyorum yerine aslının bin kere vurarak tahtaya..ama çıldırmak an meselesi düşüncesinde bile..
aslı bunu yaşıyor..azra bunu yaşıyor..diğerleri bunu yaşıyor..
yazıyı burda kesmezsem yazık olacak kelimelere..kirlenecek daha fazla..hiç değeri olmayan kişilerde anlam bularak..
dilanın bulunması için dua ediyorum..ailesinede sabır..umarım bir yerlerde bir şekilde bulup almışlardır o küçük bedeni sudan..kurtarmışlardır meleği..teslim ederler aileye..
azraya ve aslıaya da sağlık diliyorum..acınızı paylaşıyoruz..ama biliyorum ki azalmıyor..
sadece üzgünüm..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails