tam yeni yıl da oğlumuz birz erken, bol gözyaşı ve korku eşliğinde aramıza katıldı. 30,12,2008 dki doktor kontrolümüzde doktorumuz suyun çok azldığını ve bebeğin kalp ritminin tam sınırd olduğunu söyledi ve bebeğin sağlığının erken doğum ile bozulabileceğinin bu sebele doğumdan sonr risk almamak dına araştırma hastansine gitmemizi önerdi. tabi o gcenin nasıl geçtiğini nlatmam gerk yok sanırım. araştırma hastansine gitmek istemediğimden diğer doktoruma görünmek için sabah erkenden ssk nın yolunu tuttuk. bu doktorumda aynısını söyledi evet hemen meliyata lmsı gerektiğini söyledi.bebek için risk olduğunu ama anne karnında dah fazla tehlikede olduğunu doğumdan sonra kuveze koyarak riski azaltabileceğini bildirdi. acilen aileleri ve eşylarımı toplayıp gözyaşları arasında saat 13,00 de ameliyata alındım ki ayrıntılarını sonra anlatacağım. allaha şükür bebeğim kuvvetli çıktı ve kuveze gerek olmadan sağsalim yanımıza geldi. resimleri ve detaylarını daha sonraki yzımda vereceğim.
adı ali yağız..artık yavrumuz bizimle.her ne kadar 10 günlük dünya hayatnda çok şey yaşamaış olsada yanımızda ve bn her gün onu bana verdiği için sağlığı için allaha şükrediyorum.
bebeğimiz doğumdan 4 gün sonr sarılık tedavisi için 3 gün kuvezde kaldı. tam atlatık eve geçmiştik ki perşembe sabahı dayımın ölüm haberi geldi. aynı günün akşamında da eşimin hastanedeki babasının ölüm haberi geldi. bir günde 2 ölümle acı yaşadık.annemler bir tarafa eşim bir tarafa gitti. tabiki bende oğlmla başbaşa kaldım. yani 2009 da hem sevinci hem kederi bir arada yaşıyoruz. ama şükrederek sabır dileyerek oğlumuz için ayakta kalmaya devam ediyoruz.
ç.ok vaktim olmadığı için şimdilik bu kadar yazabiliyorum.hyatımızda herşey yoluna girdiğinde herşeyi detaylarıyla anlatcağım.şimdilik öpüyorum sizleri.
10 Ocak 2009 Cumartesi
18 Aralık 2008 Perşembe
"Merak Edenlere"
Yine yazamadım uzun zamandır.Merak ettiniz, kızdınız belkide.Hepiniz haklısınız canlarım. Bende izine çıktım artık blog alemine katkılarım sıklaşır dedim ama yanılmışım:) eee son aylarda bu kadar ağırlaşacağımı ne diye söylemediniz ki:)DIV>
Evet kısa kısa olaylara geçmeden önce geçmiş kurban bayramınızı kutluyorum ve nice bayramlara sevdiklerinizle beraber diyorum..DIV>
geçen ayın 17 sinde izine ayrldım ama arada gidiş gelişlerişm devam etti iş yerine. Bu sebeple tatil moduna tam anlamıyla giremedim. Geçen ay gittiğimiz doktor kontrolümüzde bebeğin suyunun nispeten az olduğunu söyledi doktorumuz. Kontrolleri 15 günde bire indirdi. Neyse ki korkulacak boyutta değildi bol bol su içmekle telafi edilebilecek düzeydeydi. Bende uyarısını dikkate aldım ve bol bol su içtim. DIV>
Ve bol dinlendim. Çok acil bir işim olmadığı sürece yataktan kalkmadım. yalnız bayramın 2. günü şiddetli mide ağrısı ve kusma ile doktora başvurduk. Hemen hastaneye yatırdı beni. Bayramın iki günü hastanede geçti. serumlar ilaçlar derken kendimize geldik.Şimdi iyiyim sanmayın ne yazık ki grip oldum:(( son ay hastalıklar , şiddetli bel ağrıları ve halsizlikle geçiyor. yinede şükürler olsun
Pazartesi doktor kontrolümüz vardı. Doktoruma sezer yan istediğimi normal doğum yapamayacağımı söyledim. Ne yazık ki isteğe bağlı doğum yapamayacağımı, şu anda bebeğin duruşu itibariyle doğumun normal göründüğünü, doğa nasıl isterse öyle doğum yapmam gerektiğini söyledi. Kafam allak bullak oldu. Eşimde doktorun söylediklerinin çok mantıklı geldiğini kendine göre de normal doğumu tercih etmemin doğru olacağını söyledi. Kendi doğurmıcak ya ne rahat fikir beyan ediyor:))))
Ocak 5'te ki randevuda çatı muayenesi yapacağını ve doğum şeklini ona göre belirleyeceğini söyledi. Tabi o günden beri bende uyku kalmadı her an doğumu düşünür oldum. Bunalıma girdim resmen:((( Tamam sezeryandan da çok korkuyorum ama normal doğum daha imkansız mış gibi geliyor. Başından beride hiç böyle bir ihtimal düşünmediğim için daha da korkutucu geliyor. Tek yapabildiğim dua etmek. Hangisi benim ve bebeğim için hayırlısıysa öyle olsun diye. Başka ne diyebilirim ki. dünya üzerinde doğum yapcak tek kadın ben değilim değil mi yani...
Şimdilik anlatcaklarım bu kadar ... Bir daha ne zaman karşılaşırız bilemiyorum dostlarım..belki yarın belki yarından da yakın:)))
hepinizi çok öpüyorum..
11 Kasım 2008 Salı
^^Öylesine^^
Yine uzun zamandır yazmamışım ne ayıp:) ama ne yaparsınız artık iyice ağırlaştım hantallaştım:) sürekli yorgun bitkin olmaktan bende sıkıldım ama sanırım bunlar iyi günlerim:)
İşyerinde bu son haftam. Pazartesi doktorumun dediğine göre doğum iznine ayrılacakmışım. Hatta yılbaşından önce bebeğine kavuşursun dedi ama ben bebek dayanırsa bir sakıncası da olmazsa yılbaşından sonra olsun istiyorum ki bir yaş büyük olmasın çocuğum:)
Bu aralar karnım deli gibi kaşınıyor. Çatlıyor mu acaba diyorum ama bir belirtide yok. Yağ sürmeye devam ediyorum. Gittiğimde doktora sormak için not aldım.
Bebeğe ufak tefek eşyalar almaya devam ediyoruz. Bu hafta sonu annem bir mont ablam bir ceket aldı. Çok güzeller ama çok komikler:) Kiraz bebe den alışveriş yapmaya devam ediyorum. Çok memnun kaldım. Hem çok hızlılar hem ürünleri çok iyi. Dün de bebek arabasını, biberon, oyuncak falan sipariş ettim. Büyük ihtimalle yarın elimizde olur. Bebeğin kendisinden başka eksiğimiz yok gibi.
Bebek mevlüt şekerleri için çok güzel bir site buldum. Şirket üzerinden sipariş verdim. Yalnız anlaşmalı olduğumuz kargo şirketi orda yokmuş. Bu sebeple kendi kargolarıyla göndereceklermiş. Aldığım ürün miktarı kadar kargo ücreti söyledi. Canım çok sıkıldı. İlk kez büyük şehirde yaşamadığıma isyan ettim. Hayır oralara yakın birileri olsa aldıracam ama oda yok. Bütün hevesim kırıldı. Buralarda bulamadım malzemelerini. Hazır yapan bir iki yer var ama onlarda insanı aptal yerine koyan fiyatlar istiyorlar. offfffffffffffff. Sanırım yapmaktan vazgeçmek zorunda kalacağım. Ama bir yandan içimde kalsında istemiyorum. Ne yapacağımı şaşırdım. Neyse yine canım sıkıldı. Benden şimdilik bu kadar. İzne ayrıldığımda belki daha çok yazarım.
İşyerinde bu son haftam. Pazartesi doktorumun dediğine göre doğum iznine ayrılacakmışım. Hatta yılbaşından önce bebeğine kavuşursun dedi ama ben bebek dayanırsa bir sakıncası da olmazsa yılbaşından sonra olsun istiyorum ki bir yaş büyük olmasın çocuğum:)
Bu aralar karnım deli gibi kaşınıyor. Çatlıyor mu acaba diyorum ama bir belirtide yok. Yağ sürmeye devam ediyorum. Gittiğimde doktora sormak için not aldım.
Bebeğe ufak tefek eşyalar almaya devam ediyoruz. Bu hafta sonu annem bir mont ablam bir ceket aldı. Çok güzeller ama çok komikler:) Kiraz bebe den alışveriş yapmaya devam ediyorum. Çok memnun kaldım. Hem çok hızlılar hem ürünleri çok iyi. Dün de bebek arabasını, biberon, oyuncak falan sipariş ettim. Büyük ihtimalle yarın elimizde olur. Bebeğin kendisinden başka eksiğimiz yok gibi.
Bebek mevlüt şekerleri için çok güzel bir site buldum. Şirket üzerinden sipariş verdim. Yalnız anlaşmalı olduğumuz kargo şirketi orda yokmuş. Bu sebeple kendi kargolarıyla göndereceklermiş. Aldığım ürün miktarı kadar kargo ücreti söyledi. Canım çok sıkıldı. İlk kez büyük şehirde yaşamadığıma isyan ettim. Hayır oralara yakın birileri olsa aldıracam ama oda yok. Bütün hevesim kırıldı. Buralarda bulamadım malzemelerini. Hazır yapan bir iki yer var ama onlarda insanı aptal yerine koyan fiyatlar istiyorlar. offfffffffffffff. Sanırım yapmaktan vazgeçmek zorunda kalacağım. Ama bir yandan içimde kalsında istemiyorum. Ne yapacağımı şaşırdım. Neyse yine canım sıkıldı. Benden şimdilik bu kadar. İzne ayrıldığımda belki daha çok yazarım.
1 Kasım 2008 Cumartesi
Minibüslerde yaşanan komik olaylar :)
**Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer:
- Şoför bey mübarek bi yerde inebilir miyim?
- Şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni
**Oğlum bu Eminönü'nden geçer mi?
- Yok teyze biz Taksim'e çıkıyoruz.
- Hah tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim
**Yolcu:- Abi Heykel'e çıkıyo mu?
Şoför:-Yok abi, yanından geçiyo
**Arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir:
- Kızım şurdan bir kişi uzatır mısın?
- Ben kız değilim!
- Amaaaan ne bileyim kız mısın dul musun, uzat işte
**Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklımagelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar toparbindim. Şoföre parayı uzatıp,
- Bir Monte Carlo' dedim!
Adam birkaç saniye yüzüme bakıp:
- Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi!
İşte o an benim ve şoförünbittiği andı
**Mükemmel bir yerde inebilir miyim?
Yolcunun kafası karışık sanırım, kendisi de dolmuşdakilerle birlikte gülersöylediğine şoför kadını indirirken:
- Buyrun size layık değil ama
**Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer:
- Müsait bi yerde iner misiniz?
Şoför:- Niye sen mi kullancan???
**Rumeli-Hisarü stü otobüsüyle Taksim'e doğru gidi yoruz. Adamın biriBeşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla:
- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?
Bizim şoför olaya hakim:- Tabi abi ayıp ettin. Al götür senden kıymetli mi
**İstanbul'dayiz... Dolmuşa bindik, dolmuş doldu,tam kalkıcak, elemanın biriaçtı kapıyı. İçerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 ... Elemanhala bir umut sordu:
- Kaptan, yer var mı?Şoför de arkasını dönüp cevap verdi:
- Bilmiyorum, üst kata bi bak ba kalım
**Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda kavgaettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüsebindi.Birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı. Çocuklardan biri şoföreparayı uzattı:
- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?:) :) :) :)
- Şoför bey mübarek bi yerde inebilir miyim?
- Şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni
**Oğlum bu Eminönü'nden geçer mi?
- Yok teyze biz Taksim'e çıkıyoruz.
- Hah tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim
**Yolcu:- Abi Heykel'e çıkıyo mu?
Şoför:-Yok abi, yanından geçiyo
**Arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir:
- Kızım şurdan bir kişi uzatır mısın?
- Ben kız değilim!
- Amaaaan ne bileyim kız mısın dul musun, uzat işte
**Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklımagelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar toparbindim. Şoföre parayı uzatıp,
- Bir Monte Carlo' dedim!
Adam birkaç saniye yüzüme bakıp:
- Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi!
İşte o an benim ve şoförünbittiği andı
**Mükemmel bir yerde inebilir miyim?
Yolcunun kafası karışık sanırım, kendisi de dolmuşdakilerle birlikte gülersöylediğine şoför kadını indirirken:
- Buyrun size layık değil ama
**Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer:
- Müsait bi yerde iner misiniz?
Şoför:- Niye sen mi kullancan???
**Rumeli-Hisarü stü otobüsüyle Taksim'e doğru gidi yoruz. Adamın biriBeşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla:
- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?
Bizim şoför olaya hakim:- Tabi abi ayıp ettin. Al götür senden kıymetli mi
**İstanbul'dayiz... Dolmuşa bindik, dolmuş doldu,tam kalkıcak, elemanın biriaçtı kapıyı. İçerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 ... Elemanhala bir umut sordu:
- Kaptan, yer var mı?Şoför de arkasını dönüp cevap verdi:
- Bilmiyorum, üst kata bi bak ba kalım
**Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda kavgaettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüsebindi.Birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı. Çocuklardan biri şoföreparayı uzattı:
- Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?:) :) :) :)
^^Ürkütücü^^
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
