28 Nisan 2009 Salı

Şakayık



bugünlerde yağız dan arta kalan vaktimi balkon bahçemde geçiriyorum.çiçeklenmeye başladım yeniden..herzamanki yerlerini değiştirdim.mutfak balkonundan yatak odası balkonuna geçirdim tüm çiçeklerimi. burası sabah güneşide gördüğünden daha iyi olacağı düşüncesindeyim. bahçede renkler hakim. yukarıda gördüğünüz şakayığım. çok güzel lerdi. zamanı geçmeden sizin için çekmiştim resmini.
bu çiçeğin edinmemin tuhaf bir öyküsü var. geçen sene iş için elemanla mersin üstündeki köylere gitmiştik. tam dönüşte şakayıkları farkettim. rüya gibiydi. tek katlı müstekil dışı beyaz boyalı bir evdi. evin ön tarafını duvar la çevirmişler en gin bir duvar.ve o duvarın üstü büyük küçük tenekelerde şakayıklarla dolu. yetmemiş evin etrafındaki toprağa şerpmişler oralardanda dolmuş taşmış. yani bembeyaz evin önü ve yanları kıpkırmızı. hemen arabayı durdurdum ve elemana dedimki ben bu çiçekten almadan şurdan şuraya gitmem. git çal kapıyı dedim. kapıyı çalıyor kimse yok. etraftaki evlere sesleniyoruz kimse yok. en sonunda dayanamadım ve etrafa saçılmış küçük bir tenekeyi kolumun altına aldım arabaya yerleştirdim:) elemanada dedimki bir daha gelişinde buraya uğrayıp aldığımızı söylüyorsun. bir sonraki seferde gitmiş ve teyze onları zaten beğenen geçerken alsın diye koydum demiş:)aghhh bilsem o büyük tenekeyi alırdım:)
şakayığın yaprakları maydanoza benziyor.suyu seviyor.ama yinede sulamak için iki sulama arasında toprağın kurumasını bekliyorum.çok beklenirse yaprakları eğiliyor.çok susuz kalamıyor yani. mart nisan gibi çiçek açıyor.çiçeklerini döktükten sonra toprak dışında bişey kalmıyor.bende saksıyı serin bir yerde saklıyorum. bahçe yazıları devam edecek:)
not:ali yağız büyümeye devam ediyor..

10 Nisan 2009 Cuma

....

Sen geldin bir gün..
gün asıl şimdi başladı..
geceler daha uzun daha aydınlık..
anlamını yitirdi uykularım..
mutluluk oldu uykusuzluklarım..
sen geldin yarım yanlarım tamamlandı....eksiklerim kapandı…
yaşanılan tüm sevinçler şimdi anlam kazandı.
sonra ..korkularım dağ oldu..
‘’daha önce neden gelmedin’’ sözü utancım ..
‘’geç mi kaldım acaba?’’ kaygım..
‘’ya yapamazsam’’ endişem oldu..
sonra sen bir baktın ben bin oldum..
doldum taştım sel oldum..
sen bir güldün ben kuş oldum..
çırptım çırptım kanat oldum..
hiç bir şeydim..senle her şey oldum..
ÇOCUKTUM, ANNE OLDUM.
.İYİKİ GELDİN.. HOŞGELDİN SEFA GETİRDİN..
varlığın, varlığıma armağan…

14 Şubat 2009 Cumartesi

yine biz yeni biz:)))


öncelikle yorum yazan tebriklerini yazan tüm arkadaşlarıma kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorumm..oğlumuzla kırkımız çıktıktan sonra birz daha rahatladk.bu günleri kolay atlatmada yardımcılarım hayat kurtarcılarım ablam ve anneme ne kadar dua etsem azdır..nerden başlasam ne anlatsam şaşırıyorumm.ama tahmin edebileceğiniz gibi oğluma ve oğlumlu hayata lışmaya çalışıyorum.kendimede şaşarak atabii.uykuya olan düşkünlüğümü düşünecek olacak olursam kendime şaşamakta hakılıyım diyorum.yağızın en ufacık bir iniltisine kalkar oldum.sanırım içgüdüsel bir mevzu bu..yağız son doktor kontrolünde iyi çıktı.kilo ve boy artışı iyi bulundu.hatta mamaya bile gerek olmyabilir dedi doktor ama alıştıysa durmazı da ekledi.mama olarak milupanın aptamiilini kullanıyorum.en önemlisi biberon mvzuu.çeşitli markalarda aldığım biberonların hiç birini kullanamadım.nuk marka cam bibeondan ise çok memnun kaldım..ihtiyacı olan arkadaşlara tavsiyemdir.birde humananın kimyonlu rezene çayını tvsiye ederim.her bebek sevmiyormuş ama allahtan yağız memnun kaldı..hem gazını gidermede yardımcı oluyor hemde uykuya geçişini..

yağızın burun tkanıklığı var..uzun zamandan beri sürüyor.bir türlü geçiremedik.ilk verdiği damla işe yaramadı.şimdi ise deniz tuzlu bir damla kullanıyoruz.ayrıca buhar makinesi aldk odaya..ayrıca doğuştan bu yana göz kıntısı ve iltihaplı çapak oluyor.onun içinde ikinci ilaca başladık bu daha iyi gibi.kırk banyosundan sonra yağızın yüzünde kırmızı kırmızı isilik vari şeyler çıktı.ama yüzünün heryerin dağıld.onun için ne yapacağımı bilmiyorum.önerisi lan varsa beklerim...yağızdan haberler şimdilik bu kadar.. beni soracak olursanız yağız için yaşar vaziyetteyim hr anne gibi.bugünlerde duyuyormu görüyormu derdine düştüm..her ne kadar etraftakiler şimdi çok erken desede ben çok korkuyorum..ışığa karşı duyarlı.ışığa bakınca güneşe tutunca gözlerini kapıyor.ayrıca etraftaki sesleri dinliyor gibi ama ben yinede tatmin olamıyorum.doktora işitme testi yaptırmak istiyorum dedim bana gerek yok ama sen bilirsin dedi..içim rahat etsin diye tüm aileyi karşıma alıp işitme testi yaptırcam bu hafta..ne yapayım çok korkuyorum..

şimdilik bu kadar yazıyorum..yeni bebek sahibi olna tü arkadaşlarım allah analı büyütsün.ve lütfen sizde bebeğiniz de gördüğünüz şeyleri yazınki bilgilenelim..

hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.. ve en sulusundan öpüyorum

yağızın ilk günlerinden bir fotosunu ekliyorum siz teyzeleri için...

10 Ocak 2009 Cumartesi

31,12,2008 yeni yıl sürprizi

tam yeni yıl da oğlumuz birz erken, bol gözyaşı ve korku eşliğinde aramıza katıldı. 30,12,2008 dki doktor kontrolümüzde doktorumuz suyun çok azldığını ve bebeğin kalp ritminin tam sınırd olduğunu söyledi ve bebeğin sağlığının erken doğum ile bozulabileceğinin bu sebele doğumdan sonr risk almamak dına araştırma hastansine gitmemizi önerdi. tabi o gcenin nasıl geçtiğini nlatmam gerk yok sanırım. araştırma hastansine gitmek istemediğimden diğer doktoruma görünmek için sabah erkenden ssk nın yolunu tuttuk. bu doktorumda aynısını söyledi evet hemen meliyata lmsı gerektiğini söyledi.bebek için risk olduğunu ama anne karnında dah fazla tehlikede olduğunu doğumdan sonra kuveze koyarak riski azaltabileceğini bildirdi. acilen aileleri ve eşylarımı toplayıp gözyaşları arasında saat 13,00 de ameliyata alındım ki ayrıntılarını sonra anlatacağım. allaha şükür bebeğim kuvvetli çıktı ve kuveze gerek olmadan sağsalim yanımıza geldi. resimleri ve detaylarını daha sonraki yzımda vereceğim.
adı ali yağız..artık yavrumuz bizimle.her ne kadar 10 günlük dünya hayatnda çok şey yaşamaış olsada yanımızda ve bn her gün onu bana verdiği için sağlığı için allaha şükrediyorum.
bebeğimiz doğumdan 4 gün sonr sarılık tedavisi için 3 gün kuvezde kaldı. tam atlatık eve geçmiştik ki perşembe sabahı dayımın ölüm haberi geldi. aynı günün akşamında da eşimin hastanedeki babasının ölüm haberi geldi. bir günde 2 ölümle acı yaşadık.annemler bir tarafa eşim bir tarafa gitti. tabiki bende oğlmla başbaşa kaldım. yani 2009 da hem sevinci hem kederi bir arada yaşıyoruz. ama şükrederek sabır dileyerek oğlumuz için ayakta kalmaya devam ediyoruz.
ç.ok vaktim olmadığı için şimdilik bu kadar yazabiliyorum.hyatımızda herşey yoluna girdiğinde herşeyi detaylarıyla anlatcağım.şimdilik öpüyorum sizleri.

18 Aralık 2008 Perşembe

"Merak Edenlere"

Yine yazamadım uzun zamandır.Merak ettiniz, kızdınız belkide.Hepiniz haklısınız canlarım. Bende izine çıktım artık blog alemine katkılarım sıklaşır dedim ama yanılmışım:) eee son aylarda bu kadar ağırlaşacağımı ne diye söylemediniz ki:)DIV>
Evet kısa kısa olaylara geçmeden önce geçmiş kurban bayramınızı kutluyorum ve nice bayramlara sevdiklerinizle beraber diyorum..DIV>
geçen ayın 17 sinde izine ayrldım ama arada gidiş gelişlerişm devam etti iş yerine. Bu sebeple tatil moduna tam anlamıyla giremedim. Geçen ay gittiğimiz doktor kontrolümüzde bebeğin suyunun nispeten az olduğunu söyledi doktorumuz. Kontrolleri 15 günde bire indirdi. Neyse ki korkulacak boyutta değildi bol bol su içmekle telafi edilebilecek düzeydeydi. Bende uyarısını dikkate aldım ve bol bol su içtim. DIV>
Ve bol dinlendim. Çok acil bir işim olmadığı sürece yataktan kalkmadım. yalnız bayramın 2. günü şiddetli mide ağrısı ve kusma ile doktora başvurduk. Hemen hastaneye yatırdı beni. Bayramın iki günü hastanede geçti. serumlar ilaçlar derken kendimize geldik.Şimdi iyiyim sanmayın ne yazık ki grip oldum:(( son ay hastalıklar , şiddetli bel ağrıları ve halsizlikle geçiyor. yinede şükürler olsun
Pazartesi doktor kontrolümüz vardı. Doktoruma sezer yan istediğimi normal doğum yapamayacağımı söyledim. Ne yazık ki isteğe bağlı doğum yapamayacağımı, şu anda bebeğin duruşu itibariyle doğumun normal göründüğünü, doğa nasıl isterse öyle doğum yapmam gerektiğini söyledi. Kafam allak bullak oldu. Eşimde doktorun söylediklerinin çok mantıklı geldiğini kendine göre de normal doğumu tercih etmemin doğru olacağını söyledi. Kendi doğurmıcak ya ne rahat fikir beyan ediyor:))))
Ocak 5'te ki randevuda çatı muayenesi yapacağını ve doğum şeklini ona göre belirleyeceğini söyledi. Tabi o günden beri bende uyku kalmadı her an doğumu düşünür oldum. Bunalıma girdim resmen:((( Tamam sezeryandan da çok korkuyorum ama normal doğum daha imkansız mış gibi geliyor. Başından beride hiç böyle bir ihtimal düşünmediğim için daha da korkutucu geliyor. Tek yapabildiğim dua etmek. Hangisi benim ve bebeğim için hayırlısıysa öyle olsun diye. Başka ne diyebilirim ki. dünya üzerinde doğum yapcak tek kadın ben değilim değil mi yani...
Şimdilik anlatcaklarım bu kadar ... Bir daha ne zaman karşılaşırız bilemiyorum dostlarım..belki yarın belki yarından da yakın:)))
hepinizi çok öpüyorum..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails