24 Mart 2010 Çarşamba
toplaşabilir misiniz başıma

arkadaşlar uzun zamandır kafamda biriktirdiğim soruları sormak zamanıdır bugün. eminim bu sorular cevapsız kalmayacaktır.
şimdi gelelim birinci soruya
1- bloglarda var olan izleyici bölümü ne için kurulmuştur?
buraya yazmasamda hergün düzenli olarak sizleri okurum hatta listemde olmayanlarınızıda. özellikle şu kampanya işine sardığımdan beri daha çok dikkatimi çekti. neden acaba insanlar sürekli izleyici biriktirmeye çalışıyor. bunu çok ciddi soruyorum. bunun bir karşılığı mı vardır benim bilmediğim. yoksa ben eksik mi kaldım. çünkü o butunu eklerken hiç birşey düşünmedim ben. düşünmem mi gerekiyordu? hatta hediyeler de ilk madde izleyicim olman gerekiyor diyor. sebep nedir?
2- yazı yazarken aklıma geldi şimdi. bu yazıları otomatik yayınlama menüsü var değil mi? çünkü bazı bloglarda okudum ben bunu. ben bilmiyorum acep nasıl yapılıyor. yoksa ben mi yanlış anladım öyle bir şey yok mu? yani ben yazıyı yazıp şu saatte yayınla desem oluyor mu?
3-bu resimleri büyük ekleyen arkadaşlara sorum. ben url den ekliyorum hatta html den ölçü değiştirmeye çalışıyorum ama yinede sizdekiler gibi büyük resimlerim olmuyor. reca etsem(rica değil dikkat) bana da söyleyebilir misiniz?
4- bloglarda artık neden hep ingilizce ağırlıklı yazılıyor. yani değişik kelimeler. eminim çoğumuz kullanıyoruzdur ama nedense bazı sitelerde okurken rahatsız edecek kadar çok. okuma kardeşim demeyin sakın bu çok basit olanı. ben kimseyi yargılamak için yazmıyorum bunları. çok ciddi merak ediyorum. bişeyler değişmiş ben eksik kalmışım hissi var. yani ben yazarken çok sıradan yazıyorum. gerçek gibi. bazen konuşur gibi. ama neyse ama sı kalsın. çok uzatmak istemiyorum. sadece merak ettiğim şeyleri yazdım.
bilmemek değil öğrenmemek ayıp demiş atalarımız. bir de ne demiş. bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum. kusura bakmayın canlar kırk yıl köleniz olamicim ama kırk kere teşekkür ederim soru cevaplayanlara:)))
not: üst dudağımın tam ortasında bişeyler çıkıyor. sabah hiç birşey yoktu. şimdi nerden çıktı anlamadım. uçuk mu sivilce mi belli değil.. pıffff yaaaa.
YEMEK yemek
yaz geliyor zayıflamam lazım modunda değilim. Zira stresti, panik ataktı, mide ağrısıydı derken bir deri bir kemiğe dönen vücudumun buna hiç ihtiyacı yok. uzun zamandır canımın bişey istediğini hatırlamıyorum. ayyy ne güzel diyenlerinizin seslerini duyuyorum ama sakın ha.. hiç de güzel değil emin olun. hal böyle iken bugünlerde iştahı açılan ben çıkan göbeğimi hiç umursamadan durmadan yemek yiyorum. memnunmu yum? evet kesinlikle. alabileceğim kilolar umurumda değil. yeterki canım bişeyler istesin ve ben yiyeyim. yukarıdaki kadın gibi kaşık sürekli elimde olabiliyor ve aynı resimdeki gibi o kaşık çikolata dolu olabiliyor. ogghhh yarasın. ya bu çok sinir bozucu bir yazı olmasın bazılarınız için. zira kesinlikle onun için yazılmamıştır. kimilerinizi okurken diyetteyim yazanlarınızı nasıl kıskandığımı bilemezsiniz. yemek yemek nasıl bir zevkmiş o dönemlerde anladım. sadece bir bardak suyla gün bitirdiğimi hatırlıyorum. hatta bir ara ben yemek yemeyerek öleceğim diye korkudan ağladığımı biliyorum.
bu sebeple diyet yapan arkadaşlara tavsiyemdir. kendinizi sıkmayın. sağlıklı olunda varsın kilolu olun hiç sorun değil.
not: bugünleri yaşadığımı unutmamak için yazılmıştır.
hediye var
ya tutamıyorum kendimi. çok da sinir oluyorum aslında ama .ee bir de hiç çıkmıyor zaten ama yine de neden katıldığımı anlayamıyorum. anlamsız...:)))
sanırım bu fırça seti harika beni kandıran o oldu.. diğer hediyelerde çok güzel.. katılmak isterseniz buyrun buraya..
sanırım bu fırça seti harika beni kandıran o oldu.. diğer hediyelerde çok güzel.. katılmak isterseniz buyrun buraya..
22 Mart 2010 Pazartesi
taşınma raporu
ağrıyan kollar , uyku dolu gözler,
topukta basılan metal tokanın açtığı koca bir delik,
ellerde çamaşır suyu ve benzeri temizlik ürünlerinin açtığı delikler,
bacaklarda dağınık şekilde duran morluklar,
ayyy sayamayacağım daha fazla:) taşınma olayını yine de az bir zararla kapamışım. ama genel anlamda bıraksan rahat br hafta uyurum. çok yorgunummmm. süre az olsada ev yerleşti. emeği geçen herkese bir de buradan teşekkür ederim.
topukta basılan metal tokanın açtığı koca bir delik,
ellerde çamaşır suyu ve benzeri temizlik ürünlerinin açtığı delikler,
bacaklarda dağınık şekilde duran morluklar,
ayyy sayamayacağım daha fazla:) taşınma olayını yine de az bir zararla kapamışım. ama genel anlamda bıraksan rahat br hafta uyurum. çok yorgunummmm. süre az olsada ev yerleşti. emeği geçen herkese bir de buradan teşekkür ederim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)