bebek bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2010 Pazartesi

oğul..




o kirpikler orada öyle duruyor sanıyorsun..
ahh bir de yüreğime sor..her biri nasıl ok yüreğimde..



öyle büzüyorsun ya dudaklarını..gözlerimde yaş birikiyor..nasıl mahsun geliyor dudakların..sanırsın ki sadece sende var öyle dudak..biri altta biri üstte..

"aşk neylesin beni, benim ömrüm bir dudak bükümü..."

siyah beyaz zamanlardan bir fotoğrafında olsun istedim.


dün sen o devrilen dolabın altında öyle ağlamadan durdun ya.. o korkmuşlukla ordan bana baktın ya. anladım şu göğsümde duran yürek benim değil..sen içimde büyürken, ben görmeden bilmeden onu çoktan almışsın elimden. o senin için atıyor.. sen varsan var, yoksan yok...

not: tırnak içindeki dize alıntıdır.

13 Mart 2010 Cumartesi

oğlum..







Ne sıkıntılar gördü bu bünye..
Biliyorum bunun da altından kalkacak..
Güneşli günler yakın..
İçimde bahar konaklayacak…

****Büyüyorsun artık. Seni ilk yanıma getirdikleri anı hatırlıyorum.
Birde şimdi bak..artık yavaş yavaş ben olma yolundasın. Elimden geldiği kadar özgür bırakıyorum seni. Kararlarını kendin ver istiyorum. Senin için kendime kurallar koyuyorum. Her defasında senin bir parçam olmadığına ikna ya çalışıyorum kendimi. Bağlanmamaya çalışıyorum sana. Bağımlı olmamaya. Seviyorum seni başka türlüsü ne mümkün. ama baş etmezsem kendimle anneliğimin arkasına sığınırsam zarar veririm diye korkuyorum sana.*****

Artık bizi taklit etmeye başladın. Parmağını sallayıp hayır diyen babana sende parmağını salladın dün ilk kez kahkalarla.

Bu aralar korkuyorsun ani gelen her sesten. İki gecedir uykundan ağlayarak uyanıyor uzun süre sakinleşmiyorsun.

Bir görev verilmesi en keyif aldığın şey. Hele de biri poşet taşı derse değme keyfine. Dün eve gidene kadar poşeti kendin taşıdın.

Hala çok inatsın:) olmasını istediğin şeyi inatla kabul ettirmeye çalışıyorsun. Çok kızıyorum.

Birinin sana kızmasına, bağırmasına tahammülün yok. Dün yemeğe elini soktuğun için babanın kızmasına çok ağladın. Ne ben ne de baban tepki vermediğimiz için daha çok ağladın. En son ağlayarak babanın yanına gittin ve kucağına oturdun öyle sustun. Biri sana bağırdığı zaman o kişiden uzaklaşmak yerine onun kucağına gidiyorsun. Hala çözemedim bu davranışı.

Kelime sayın hala çok az. Ama ne istediğini hareketlerinle anlatabiliyorsun. Eğer uzakta bir şey isteyeceksen beni çekiştirip gel diyorsun. Bayılıyorum. Hala her şeye baba diyorsun. Bu hafta nene ye başladın ve mamaya. Acıktığın zaman mama diyorsun. Neneyi söylerken arada anni gibi çıkıyor:) baba dede nene mama gel kullanabildiğin kelimeler. Daha fazlası henüz yok. Dert etmiyorum.

***hayalini kurduğum bir anne olamadım. Senin için çok farklı hayallerim vardı. Her ilkini yazmak saklamak hatta hamilelikle birlikte başlamak olmadı olamadı. Umarım burada bundan sonra sana yazılar yazar hem kendimi hem seni anlatabilirim.

Dip not.. dün işten gedikten sonra ilk çılgınlığımızı yaptık. Saat 6.30 da parka gittik. İkimiz yalnız başımıza parkta oynadık. Kumları fırlatmak çok hoşuna gitti. Çok eğlendin. Dönüşte baba şaşırdı yaptığımız harekete ama bu bizim seninle yaptığımız ilk çılgınlıktı. (park gündüz bile ıssız olan bir park:))

22 Şubat 2010 Pazartesi

yine kendi sularıma çekildim..uzaktan bakıyorum hepinize.. okuyorum hepinizi ama yazasım kaçtı bir süredir.
tahammülsüzlüğüm artınca, baş ağrılarım için gittiğim beyinci doktorda sinirsel deyince soluğu psikaytr da aldım. nur topu gibi panik atağım var artık. daha öncede geçirdiğim için yenilemiş. ilaca başladık.biraz daha rahatım...ama etrafımda olanlar beni iyileştirmemeye kararlı.

yağızın bir yaş kan sayımı yine düşük çıktı. babası talasemi taşıyıcısı olduğu için yağızın olması yüksel ihtimalmiş. kan şurubu ve takviye vitamin aldık. bu nedir neye yol açar öğrenmek istemiyorum. eşiminde kanı hep düşüktür. ama allaha şükür bir sorunu yok. doktorun dediğine göre korkulacak bir şey yokmuş. önlem alıyoruz dedi. gel de içime anlat doktor diyemedim..

yağız hala konuşmuyor. doktor onun içinde çok erken diyor ama. kendime anlatamıyorum. gel. baba. sürekli kullandığı iki kelime. dede. mama.nene de keyfi gelince. anneyi bir kere çıkardı bir daha hiç. çevredeki bazı salaklar konuşma geriliği var en azından sürekli 4-5 kelime kullanmalı dyor. anne yi mutlaka demeliymiş. doktora sordum senin ne tuhaf çevren var dedi. her çocuğun gelişimi farklıdır dedi. 1 yaşında konuşan çocuklarda var dedi 4 yaşında konuşanda. annem dayısına çekerse 2.5 yaşında anca konuşur dedi. büyük dayısına çekerse 7 yaşında konuşurmuş:))) abimde 2.5 yaşına kadar anlamlı tek kelime çıkarmamış. hep homurdanırmış.

offff ne bileyim.canım sıkılıyor. anlaması falan çok güzel. gördüğü herşeyi taklit ediyor. basit emirleri yerine getiriyor. sokak çocuğu gibi sokaktan içeri girmiyor. hafızası kuvvetli. eşimde bu kadar iyi şeyi görmüyorsun kötüyü görüp kendine dert ediyorsun diyor. ne bileyim işte..

aklıma hep yağızın o duymuyor dediği zamanlar geliyor. acaba yanlış mı yaptırdık bir yerde diyorum. ama duymada bir problemi olsa babayı da söyleymez diyorum..offfff ya canım sıkkın işte. belkide yine kuruntu ediyorum. yarın yağız konuşmaya başladığında hep benden gitmiş olacak yine. değil mi?

neyse ben yine kendi sularımda gezeyim. ara ara buraya vururum..

26 Ocak 2010 Salı

hastalık:((

hastalıklar bir yaşında da yakamızı bırakmayacak gibi. anlamıyorum bu çocuk sokakta büyüse bu kadar hasta olmaz..bir çaresini bulamadım. nedenini de. pazar akşamı yağız mamaya kalktığında ateşini fark ettim. hemen babasını kaldırdım. ateş düşürücüyle düştü ateşi. her saat başı kalkıp kontrol ettik. dün sabah anneme götürürken yine ateşliydi yine ateş düşürücü içirdik ve anneme teslim ettik. gündüz annemde bir göstereyim diye evin yanındaki sağlık ocağına götürmüş. kadın boğaz enfeksiyonu ve diş demiş. ben zaten iş yerinde içim içimi yiyordu. akşam üzeri annem iyi diyerek yağızı dayısına bırakıp ablamı doktora götürmüş. abimi aradığımda yağızın sıcak olduğunu ama anlamadığını söledi. bende hemen izin alıp koşarak eve gittim. gittim ki ne göreyim. çocuk resmen pancar gibi. hemen üstünü incelttim ve ateşini ölçtüm. derece 39 lara vardığında dedim heralde bu yanlış. çocuğu kaptığım gibi doktoruna götürdüm. ama elim ayağım tutmuyor. ateş düşürücü içirmeme rağmen ateş 38,8 di. hemen soydurduk eller ayaklar yüz yıkandı. bir fitil verildi. doktorumuz gördü hemen. oda boğaz enfeksiyonu dedi ama öksürükte var dedi. şurupla geçmez iğne verecem dedi. hemen iğne aldık onuda vurdurduk. allahtan yarım saat içinde ateş 37,1 e düştü. ama o arada yağızım durmadan ağladı. kucağımdan kimseye gitmedi.. çaresizlik ne demekmiş o anda daha iyi anladım. evladım kucağımda ateşler içinde yanarken elim kolum bağlı öyle seyrettim. bizimle birlikte 4 çocuk daha öyle soydurulup gezdirildi. salgınmıdır nedir anlamadım. eve geldiğimizde biraz uyudu yavrum. sonra yine kalktı.huzursuzdu çok. gece burnu tıkandı öksürdü ağladı yatmadı.tabi ki bizde. her üç saatte bir ateş düşürücü verdik doktor tavsiyesiyle. bir sefer dolven bir sefer calpol. ama ateş ölçmenin bir işkence olduğunu anladık digital ateş ölçerle. o yüzden kulaktan ölçer bir alet alacağım. eğer kullanan varsa tavsiyelerini beklerim..allah herkesin evladını esirgesin..

not:)artık beni kimse okumuyor mu nedir? hiç yorum yazan yok yahu içerliyorum dostlar:))

26 Aralık 2009 Cumartesi

kısa kısa

uzun zaman oldu yazmayalı..kısa kısa haberler geçelim

* uzun zamandır rahatsızdım..yağız hasta ben hasta..bu kış iyi gelmedi bize..1 ay grip öksürük derken gittiğim doktor ankisiyete ve depresyon teşhisi koydu:)) dahiliye kalp doktoru şu doktoru derken sonunda kendimi inandırdım evet herşey stresten olabiliyor..kalp te strese bağlı ritm bozukluğu + doğuşatn gelen kalp kapakçığı eğriliği:)) midede strese bağlı gastrit.. beyinde strese bağlı ankisiyete:))) ulen bütün organlarıma savaş açmış şu stres:)) öldürmeli seni.

* izine de çıkınca tam paranoyak oldum çıktım..sağolsun annem hiç yalnız bırakmadı beni..her sabah kalkıp anne bu doktorlar valla bilmiyor.bak ben kalp krizi geçiriyorum..anne midem delinyor..bugün şu doktora gitmeliyim. diyerek annemide kendimden tiksindirdim:)) ilaçları kullanmaya başlayınca ve ne hikmetse yeniden işe başlayınca düzeldim..tabi bu arada tam 5 kilo kaybederek doğum öncesi halimden bile zayıf olmuşum:)) şimdi kızamayın bana ama kendimi son sürat yemeye verdim..zira yemek yemeyi unutmuş bünya açlık nedir bilmiyor...korkudan ne bulsam tıkıyorum ağzıma:((

* gelelim yağız efendiye..yılbaşı akşamı olcak doğum günümüz biliyorsunuz..yani bizde 2 heyecan var..babası nın isteiği üzerine kurban kesilecek yağız a..birde yine babasının isteği üzerine herkesin karşı çıkmasına rağmen davul zurna çaldıracakmış babası:))) görmemişin bir oğlu olmuş edasıyla..tabi biz o dakikalarda kendimizi eve kilitlemeyi falan düşünüyoruz..annem lerde kutlayacağımız için annem çok karşı..rezil edeceksiniz beni deyip duruyor.. ee haksız da sayılmaz..bu ne görmemişlik desekte bizimkini ikna edemiyoruz..

* yılbaşı olduğu için doğumgünü kimseyi davet edemiyoruz..herkes haklı..herkesin bir planı var..davetli listesi görümcem, küçük dayım, anne annem.. tabi davul sesini duyup gelecekleri saymıyoruz:))

* salı günü yağızı fotoğrafçıya götürüp fotoğraf çektirdik..bir yaş hediyesi..30 tl diye girdiğimiz fotocudan 150 tlyle çıktık:)) adamın doğal çektiği tüm fotoları buda olsun ayy buda kalsın diyerek aldık:))

*pastasının siparişinide verdik..modası geçmesine rağmen ben çok isteiğim için resimli pasta aldık..üzerinde noel baba kıyafetiyle yağız efendi var:))

*ben hala inanamıyorum..yağız bir yaşında oldu..kendi başına yürümeye başladı..ama hala yerden tutunmadan kalkamadığı için emeklemeye ağırlık veriyor..üstte 4 altta 3 dişi var..net olarak 4 diş var diğer 3 ü yeni patladı..hala sadece baba ve dede diyor.. dün öğleden sonrada nene ye başlamış sanırım anne ye geçiş yapması yakın:))

*şimdiden inatlığı belirgin ve karakteri şimdiden belli..hiçbir ekildekandıramıyorsun..kumandayı kurcaldağı için pilleri çıkarıyoruz.pilleri geri takana kadar ağlıyor.. istediği şeyi alana kadar inatlaşıyor..ayakta olan herkesin bacak arasından geçmek istiyor:)) çekyata sırtın dayalı oturuyorsan seni ittirerek arkandan geçmeye çalışıyor..en çok sevdiği oyun bu..çok pis ıssırıyor..her sabah benim uyandırma zilime benden önce kalkıp çığlık çığlığa ağlıyor..telefon gördüğünde kulağına koyuyor..her çalan telefona ve kapı ziline baba diye koşuyor..aklıma gelenler şimdilik bu kadar..

herkesi öptüm şimdiden iyi yıllar:))

8 Eylül 2009 Salı

29/08/2008

kuzumun dişlerini gördüğümüz ilk tarih..
aslında tam da bugünlerde mi çıktı bilmiyorum. ama geleceği her halinden belli olan dişlerimiz bu tarihlerde evet onayını aldı. 1 eylülde götürdüğümüz doktor kontorolünde biz bir müjde beklerken iki müjde aldık. yağızın bir dişi değil iki dişi patlamış.
çok şükür ki arada ateş basmaları haricinde yüksek ateş yaşamadık. ama çok huzursuz yemeksiz veuykusuz günler geçirdi bebeğim. başına vurmalar, saç çekmelerde cabası.

şimdi kaşıkla yemek yerken yada bardakla su içirirken duyuyoruz sesini.
mutluyuz.
şimdi sıra diş buğdayında:))

14 Şubat 2009 Cumartesi

yine biz yeni biz:)))


öncelikle yorum yazan tebriklerini yazan tüm arkadaşlarıma kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorumm..oğlumuzla kırkımız çıktıktan sonra birz daha rahatladk.bu günleri kolay atlatmada yardımcılarım hayat kurtarcılarım ablam ve anneme ne kadar dua etsem azdır..nerden başlasam ne anlatsam şaşırıyorumm.ama tahmin edebileceğiniz gibi oğluma ve oğlumlu hayata lışmaya çalışıyorum.kendimede şaşarak atabii.uykuya olan düşkünlüğümü düşünecek olacak olursam kendime şaşamakta hakılıyım diyorum.yağızın en ufacık bir iniltisine kalkar oldum.sanırım içgüdüsel bir mevzu bu..yağız son doktor kontrolünde iyi çıktı.kilo ve boy artışı iyi bulundu.hatta mamaya bile gerek olmyabilir dedi doktor ama alıştıysa durmazı da ekledi.mama olarak milupanın aptamiilini kullanıyorum.en önemlisi biberon mvzuu.çeşitli markalarda aldığım biberonların hiç birini kullanamadım.nuk marka cam bibeondan ise çok memnun kaldım..ihtiyacı olan arkadaşlara tavsiyemdir.birde humananın kimyonlu rezene çayını tvsiye ederim.her bebek sevmiyormuş ama allahtan yağız memnun kaldı..hem gazını gidermede yardımcı oluyor hemde uykuya geçişini..

yağızın burun tkanıklığı var..uzun zamandan beri sürüyor.bir türlü geçiremedik.ilk verdiği damla işe yaramadı.şimdi ise deniz tuzlu bir damla kullanıyoruz.ayrıca buhar makinesi aldk odaya..ayrıca doğuştan bu yana göz kıntısı ve iltihaplı çapak oluyor.onun içinde ikinci ilaca başladık bu daha iyi gibi.kırk banyosundan sonra yağızın yüzünde kırmızı kırmızı isilik vari şeyler çıktı.ama yüzünün heryerin dağıld.onun için ne yapacağımı bilmiyorum.önerisi lan varsa beklerim...yağızdan haberler şimdilik bu kadar.. beni soracak olursanız yağız için yaşar vaziyetteyim hr anne gibi.bugünlerde duyuyormu görüyormu derdine düştüm..her ne kadar etraftakiler şimdi çok erken desede ben çok korkuyorum..ışığa karşı duyarlı.ışığa bakınca güneşe tutunca gözlerini kapıyor.ayrıca etraftaki sesleri dinliyor gibi ama ben yinede tatmin olamıyorum.doktora işitme testi yaptırmak istiyorum dedim bana gerek yok ama sen bilirsin dedi..içim rahat etsin diye tüm aileyi karşıma alıp işitme testi yaptırcam bu hafta..ne yapayım çok korkuyorum..

şimdilik bu kadar yazıyorum..yeni bebek sahibi olna tü arkadaşlarım allah analı büyütsün.ve lütfen sizde bebeğiniz de gördüğünüz şeyleri yazınki bilgilenelim..

hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.. ve en sulusundan öpüyorum

yağızın ilk günlerinden bir fotosunu ekliyorum siz teyzeleri için...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails