31 Mart 2010 Çarşamba
bahar geldi..
2 Eylül 2009 Çarşamba
saklı bahçe
biliyorsunuz benim küçük bir balkon bahçem vardı. yaz boyunca rengarenk olan bahçemden sizlere biriktirdğim resimleri yayınlamak bir türlü kısmet olmadı. resimlerimi tararken buldum. dedim hadi kızım bir yayınlayıver:))
diğer çiçeklerim, yukarıda iki renkli olan mine çiçeğim. renlerini çok beğendiğim için aldım bir tane. örtücü türden. tek daldan hemen büyüyor sarıyor. dayanıklı çiçeklerden. hala saksısında duruyor. bu sene yeni tanıştığım çiçeklerden biride vapur dumanı. mevsimlik çiçek. üzerinden mor çiçekleri hiç eksik olmadı. yaz sonunda kurudular. seneye alınacaklar arasında. tabiki kırmızı sardunyam ve kırmızı minyatür gülüm. bol bol çieçklendiler bu yaz. en sonucusuda cam güzeli. mevsim sonu budandı.
bunlarda puşt oğlanlarımız:) bizim buralarda adı bu:) bu sene parklara ektikleri için bol bol puşt oğlanım oldu. küçük bir dalı toprağa batırmanız yeter. hemen tutuyor ve büyüyor. renk renk harika çiçekler açıyor. mevsimlik çiçeklerden. bu arada bol su seviyor:) tohumlarını topladım. bakalım seneye tohumdan çıkıp çıkmayacağına bakacağım:)
işte beni bu sene en çok mutlu eden olaylardan biri. bahçemde artık ortanca var. belki hatırlrsınız. ortanca çiçeklerine bir türlü bakamamıştım. aldığım iki ortancada ölmüş, tutturma çabalarım hep boşa çıkmıştı. bu sene bir sürpriz oldu. kış döneminde bir yerden aşırdığım dalı toprağa ekmiş ve unutmuştum. saksıları düzenlerden o dalda küçücük bir filiz keşfettim. ve o daldan işte bu muhteşem ortanca oldu. hemde uzun süre çiçeği bu halde kaldı. önce yeşil sonra pembe. solmadan kopardım ve salondaki vazonun içine yerleştirdim. kendiliğinden kurudu. diğerleri karanfillerim ve yine bol çiçekli vapur dumanı. 
28 Nisan 2009 Salı
Şakayık


bugünlerde yağız dan arta kalan vaktimi balkon bahçemde geçiriyorum.çiçeklenmeye başladım yeniden..herzamanki yerlerini değiştirdim.mutfak balkonundan yatak odası balkonuna geçirdim tüm çiçeklerimi. burası sabah güneşide gördüğünden daha iyi olacağı düşüncesindeyim. bahçede renkler hakim. yukarıda gördüğünüz şakayığım. çok güzel lerdi. zamanı geçmeden sizin için çekmiştim resmini.
4 Mart 2008 Salı
^^Çuha Çiçeği^^

Sevgililer gününde çiçekçinin önünden geçerken kendime aldığım hediyem çuha çiçeğim:) Üzerinden hiç çiçeği eksilmiyor maşallah:) İlk aldığımda küçük saksıdaydı. biraz kaldıktan sonra biraz daha büyüttüm saksıyı. Şimdi daha rahatlamş gibi.Etrafındaki kalın yapraklarının ortasında bir demet çiçek. Çiçekler üst üste açıyor. Toprağı kurudukça suluyorum. Ama netten okuduğum kadarıyla altlığında su kalmaması gerekiyormuş. .10 dereceye kadar soğuğa dayanabiliyormuş. Ama benim onu soğukta bırakmaya niyetim yok:) Oturma odamıza yerleştirdim. Ne olur ne olmaz gözümün önünde kalsın değil mi?
Tohumla yetiştirilebiliyormuş. Ama ben saksıda satın aldım. Hemde çok ucuza:) Çiçekçiye uğradığımda farklı renklerini de almayı düşünüyorum. Sizde evimde rengarenk açan bir bitkim olsun istiyorsanız çuha çiçeğini tavsiye ederim:) Pişman olmazsınız:)
22 Şubat 2008 Cuma
^^Menekşe^^

Küçücük yeşil bir bitki alıyorsunuz ve pencerenin önüne bırakıyorsunuz. Soğuk, yağmur ve ayaz demeden bu bitki böyle şahane bir görüntüye bürünüyor. Ne dersiniz?
Ben şahane diyorum. Menekşelerim kendilerini buldu ya da yerlerini sevdi diyeyim. Şimdilik bordo olan böyle coştu:)) sarı ve mor menekşem de böyle coştuğunda burada yerlerini alacaklar. Kış ayı bahçede durgunluk vardı ama son aldığım çiçeklerim ve evdekilerin böyle sürprizleriyle hareket başladı. Tabiki bu hareketlilik size de yansyacak. Sırayla değil mi?
21 Kasım 2007 Çarşamba
"Barış Çiçeği"
Uzun zaman oldu yazmayalı ya da bana çok uzun geldi. Her gün yazı yazmak istiyorum. Ama sanki zaman dar, gün yetmiyor bana. İşte zaman ayıramıyorum. Eve gidince yazarım diyorum eve gidince gece nasıl oluyor hiç anlamıyorum. Yemek, bulaşık temizlik v.s. offfffff yazarken bile bunaldım. Neyse bu arada bizim buralara soğuklar iyice geldi. Yağmur, rüzgar ve soğuk gelsin ben pek memnunum ama bahçem değil. O yüzden size bahçeden güzel haberler veremiyorum. Ama yukarıdaki çiçek aramıza yeni katıldı. Barış çiçeği adı. Aslında kendisini ilk işyerimde, patronun odasında görmüştüm. Beyaz çiçekleriyle harika görünüyordu ki ilk görüşte aşık olmuştum kendisine:) hemen netten adını, bakımını ve nasıl çoğaltılacağını öğrenmiş ve kimseler yokken bir kök uçurmuştum:)Köklendirmiş, ekmiş ama hüsrana uğramıştım. İkinci denemede de başarısız olunca üçüncüsünü denemedim. Neden mi? Kökler azaldı ve yakalanma riski arttı:) Tam barış çiçeği sayfasını kapattık derken geçtiğimiz hafta sonu hiç olmayacak bir şey oldu. Cumartesi akşamı annemlerden dönüşte yürüyelim dedik. Saat 11,30 civarı. Kaldırımda sohbet ederek yürürken Erkuş durdu ve canım yol kenarına çiçek atmışlar dedi. Tabi gözlüğü olmayınca göremeyen Berfin karısı çiçeği bir türlü göremedi. Canım çiçek varsa kapta gel dedim. Ben dedim hem de Erkuş ‘a. Yolda para görsek eğilip almayan tipler az ilerisinde çöp duran yerden saksı alıyor. Manzarayı düşünsenize. Erkuş’un ciddi misin bak giderim alırım tarzında tehditlerini duymazdan gelerek hadi al , git alsana ne olacak gazlarıyla Erkuş’umu gönderip aldırdım çiçeği. Elinde çiçekle yanıma gelince birde ne göreyim barış çiçeği ama yapraklar aşağı doğru sarkmış yani bir tane dik duran yaprak yok. Tabi biz bir yandan halimize gülüyoruz bir yandan çiçeği ne yapacağımızı düşünüyoruz. Erkuş yaşamaz bu atalım gitsin diyor ben hayır olmaz yaşatırız diyorum. Diğer yandan da kimse görmüşümüdür bizi, gördülerse bu kılık kıyafetle çöp kenarlarından malzeme topluyorlar demişlerdir deyip halimize gülüyoruz. Bu arada çiçeğin yeni evlenmiş birine ait olduğunu düşündük. Çünkü etrafındaki kâğıt ve kurdeleler bile çıkarılmamıştı. Eve geldim birde ne göreyim toprağı taş gibi olmuş. Allah’ım insan dibine bir damla su dökmez mi ya. Gece gece çok kızdım o insanlara. Ama haksız mıyım bakamıyorsan bakabilecek birine ver ne bileyim sağlamken kapının önüne koy biri alsın değil mi? Her neyse hemen çiçeğin etrafındaki süsleri çıkardım, suladım ve balkona koydum. Sabah yataktan kalkınca ilk iş yanına gittim ve ne göreyim ortadaki yapraklar dikleşmiş. En kenardakiler hala solgun vaziyette olunca onları budadım. Ve bir hafta sonra çiçeğimiz yukarıda gördüğünüz durumda. Valla kendimizi hayat kurtarmış görüyorum. Düşünsenize canım kocam onu görüp, almaya çekinseydi bu çiçek çöplükte yok olup gidecekti. Ama şimdi başköşede barış çiçeğim. Böyle bir macerası var kendisinin. Şimdi evinde olanlar için genel özelliklerinden bahsedeyim. Nemli ortamı ve aydınlığı seviyor. Direk güneşten ve çok soğuktan korumak gerekiyor. Bir de kireçli suyu çok sevmiyormuş. Bahçeden haberler şimdilik bu kadar. Bol çiçekli sohbetlerde buluşmak üzere.
14 Kasım 2007 Çarşamba
"Yine Yeniden"
Ara uzun mu oldu yine, yok canım çok değil:) işte geldim burdayım. Size bir iyi birde kötü haberim var.Önce kötüden başlayayım. Burada bahsettiğim hercai menekşelerim vardı ya,0 hani binbir emekle ektiğim, onlar sizlere ömür. Çok üzüldüm içerledim ki alışkın olmadığım bir olay çiçek kaybetmek. Ama elimden de birşey gelmedi. Gözümün önünde kuruyup gittiler:( Neyse gelelim iyi habere yukarıda gördüğünüz yavrucuklar gidenlerin yerine geldi. Üzüldüm ama yılmadım. Gittim bir tane daha ekleyip dört tane hercai aldım. Bu kez toprağı daha yumuşak yaptım. Toprağın içine şu beyaz eşyalarn içinden çıkan köpüklerden ufaladım(toprağın hava alması için) Saksının deliklerini genişlettim ve kırmızı toprağa hazır toprak ekledim. Yani yaşamaları için başlangıçta elimden geleni yaptım. Gerisi şansımıza. Şans dileyin canlarım.7 Kasım 2007 Çarşamba
24 Ekim 2007 Çarşamba
"Hercai Menekşelerim"
Bahçemizi saran sonbahar hüznünü üzerimizden atmaya çalışıyorum biliyorsunuz. Çiçeklerime daha çok zaman ayırıyor, sanki onlara dayanma gücü veriyorum.Hal böyle olunca ne yaparım fikri dönüp duruyor aklımda.Pazar günü önünden geçtiğim çiçekçide gördüm onları ve ilk görüşte aşk:) sonbahar hüznünü dağıtmak için iyi fikir. Evde saksı yok, toprak yok pazar günü nerden bulacağız gibi nedenlerle yıldırılmaya çalışıldım, ama yılmadım. Saksımıda buldum toprağımıda. Gerçi saksıcıda bayağı bir tartıştık ama ne yaparsın ben almak mecburiyetinde olmasaydım sorardım ona, ama mecburdum. Yinede söylediği fiyatın çok olduğunu bunu bildiğimi ilettim arkadaşa. Eve geldiğimde geç vakitti ama hiç problem değil attım kendimi bahçeye. Daha önce hiç yetiştirmedim ama kış bitkisi olduğunu söyleyince satıcı hemen aldım. Ne yapayım yahu çiçek görmeye alıştım. Güller ve küpeli bahçeyi ayakta tutmaya çalışıyor gerçi haklarını yemeyeyim güzellerimin:) Neyse arkadaşlar şu saksıyı doldurmak ne kadar zormuş yahu. Toprak koyuyorum banamısın demiyor. Allah'tan mevsimi geçen çiçekler vardı. Onlardaki topraklarıda aldım ve ektim menekşelerimi. Mutfağımın penceresinede yerleştirdim. Şimdi ekim zamanıymış arkadaşlar sizlerde birer tane edinip gözünüzün önüne koysanız ne güzel olur. Tabi benimki sadece bir öneri:)Yaptığım araştırmalara göre çok fazla bir bakıma ihtiyacı yokmuş. Gerektikçe sulanmalı-toprağı kuruyunca-ve arada güneş alan gölge yerde tutulmalıymış. Şansımız yaver giderse hazirana kadar çiçek verirlermiş. Bugün bir tanede sarısından almayı düşünüyorum. Var mı isteyen? Aşağıda kendilerini daha yakından görebilirsiniz. İsim mi koysak ne yapsak:) Elim yüzüm çamur arkadaşlar ben toprağımdan arınmaya gidiyorum.. Size iyi seyirler.


16 Ekim 2007 Salı
"Bahçede Ne Var Ne Yok"
Aşk olsun sizlere,ne zamandır bahçede neler oluyor merak edeniniz yok:) zaten onlarda biliyor bu durumu sanki bir gelişme göstermiyorlar. ya havalar soğuyor ,ben serinliyorum herşey güzelde benim bahçeyede sonbahar hüznü çöktü. Ayrılık rüzgarları esmeye başlıyor. Üzgünüm ama yapabilecek birşey yok.allahtan güllerim dışında çiçekli bitkim çok yok. Ama yinede sararan yaprakları bile içimi eritiyor. Bende ortalığı şenlendirmeye çalışıyorum:)balkona bakan mutfak penceresine gördüğünüz dede ve nineyi yerleştirdim.yan tarafınada küçük biblolar.nine ve dede çok eskilerden.çeyiz zamanında kutuların içinden çıkmıştı.bende atmayıp bir köşeye ayırmıştım bahçede işe yaradı:) veeee bunlarda nazarlıklarımız:)))çiçeklere nazar değmesin diye yumurta

kabuğu koyulurmuş. Ben de biraz süsleyip şekillendirdim.yünden de saç yaptım.cici kızlar oldu işte. çiçeklerimi durmurmak için tahtalar kullanıyorum. dün akşam o tahtalara cici kızlarıda yerleştirince tamam oldu:)Sadece bahçeyi canlı tutmaya çalışıyorum ne yapayım. Bu arada havaların soğuması birtek küpeli çiçeğine yaradı üzeri tomurcuklarla doldu. Açtığı çiçeklerden sonra birdaha göremeyiz diyordum ama beni yanılttı. Gelelim süprizimize, ekilmeyi bekleyen çiçekler olduğundan bahsetmiştim daha önce .Evet aşağıda gördüğünüz benzin alırken benzicide

gördüğüm ve kaşla göz arası uçurduğum kaktüsüm.nesine çaldın demeyin.çiçeçeğine vuruldum yahu.Allah kısmet ederde açarsa size göstereceğim ve eminim sizde bana hak vereceksiniz.Avucum büyüklüğünde üzeri tüylü,bordo veeee deniz yıldızı şeklinde bir çiçeği var yahu:)harika tek kelimeyle harika.Dün baktım bardağın içinde kök vermiş.O sevinçle bulduğum dondurma kabına ekiverdim. Toprağına kavuşsun ve çoğalsın, can bulsun da bana da can versin diye:) felsefe yapmaya başlamadan biri beni sustursun yahu:) evet canlarım işte böyle. dün çok çalıştım ama yorulmadım.Hem daha neler yaptım neler ama bahçede değil mutfakta.Umarım bugün mutfaktakileride anlatıveririm sizlere.ne mi yaptım yok canım bahçedeyken mutfaktan bahsedilir mi? çiçeklerim küser sonra. Dostlar unutmadan bahçeye maşallahsız girmek yok:)) hadi öpüldünüz. Ben gidip şu ellerimin toprağını yıkayayım:)))))
28 Eylül 2007 Cuma
"Bahçemiz"
Bahçemizdeki verimlilik devam ediyor.sanki birbirlerine bakarak coşuyorlar.yukarıdaki yaprağı güzel olarak biliniyor bizim buralarda.geçen sabah işe gitmeden önce bir bakayım dedim,ortasında mor bir çiçek gördüm.yaprağı güzellerin çiçek açtığını hiç duymadım ama takipteyim arkadaşlar:)ne olduğununa bakacez artık.şunun renklerine baksanıza harikalar yahu:)aşağıdaki de fındık güllerimiz.açmaya devam ediyor canlarım benim.üzerinde yaklaşık 8 adet gül var. sanırım çiçeklerinden vazgeçmeye niyeti yok. buna en çok ben seviniyorum tabiki:))
geçen gün yeni evlenen arkadaşlarımıza hayırlı olsuna gittik.onların nikahında bir çiçek beğenmiştim.hatta göz koyup uçurmayı bile düşünmüştüm.gidince söyledim kendilerinede zaten:) yeni gelin çok şeker hatun hemen yerini gösterdi burda, ekilecek durumu varsa alabilirsin dedi:)salon çiçeği çoğaltmayı hiç denemedim kaldıki kökte yok.baktım gövdede bir yan var tuttuğum gibi kopardım:) baktım difenbafya çiçeğinin küçük yapraklı bir çeşidi var,ondanda bir kök aldım.3 gündür suda bekliyor.ablamdan aldığım 2 tanede başka çiçek var toplam 4 adet:) hergün kontrol ediyorum,filiz vermiş mi diye.ama kök verecekler inancım var:) yeni üyelerimizi de sizlerle tanıştıracağim günü iple çekiyorum arkadaşlar.bahçeden de bugünlük bu kadar.
20 Eylül 2007 Perşembe
"Mutluluk"
Akşam bana çığlık attıran sevinçten havalara uçuran bir olay oldu arkidişler:)) Size geçen haftalarda Tekir'den aldığım küpeli çiçeğinden bahsetmiştim. En son 2 gün önce baktım üzeri beyaz böceklerle dolmuş yaprakları zenklenmiş. Çok üzülmüştüm yaşatamayacağım diye. Hemen ilaçlamasını yaptım ve gübresini verdim. Dualar ettim ölmesin diye. Dün bi iş için balkona çıktığımda aklıma geldi bir bakayım diye kafamı bir çevirdim o çeviriş:)) nasıl çığlık atıyorum erkuş koş çabuk gel diye. Bizimki en sondaki odadan koşarak gelmiş bana bişey mi oldu diye. Yahu küpeli çiçek açmış kolaymı ya. Ben bu günü bekledim durdum. Hemen ablamı aradım, onunla birlikte almıştık. Bizimkiler şok tabi. Bizi bunu için mi aramış diyor annem arkadan:)) allah kızımın aklısını korusun diye de ekliyor:))) Ama ben ciddiyim kimse bana inanmıyor ayrı. Bir çiçeğin açmasına sevinmek gerçekten tuhaf bir olaymı yahu. Aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi üzerinde tomurcuklar var bakalım onlar ne zaman açacak. Onlarda açtığında çiçeğim bayram yeri gibi renklenecek ozaman bende resmini çekip sizlere sunacağım merak etmeyin. Rengi de tam istediğim gibi çıktı. Tamam sakinleşiyorum ve tüh tüh kırkbinkere maşallah diyerek yazımı bitiriyorum..
13 Eylül 2007 Perşembe
"Bir Sorum Var"

Canlarım, çalıştığım işyerinin bahçesinde iki adet ağaç var..şu yukarıda gördüğünüz ağaçlar..bunların adını öğrenmek istiyorum belki aranızda botanikçi falan vardır:))) başlıkta yazıdğım sorum bu işte yukarıda gördüğünüz ağacın ismini bilen varmı?ciddiyim ya..çok merak ediyorum..sonbaharda çiçek açmaya başlıyorlar..bu aralar tepeleri çiçek dolu ve okadar güzellerki..odamın penceresinden de görünüyorlar..resimde çok net değiller biliyorum ama ne yaparsın..üst taraftakiler çiçekleri..mor renkli ve kocamanlar salkım halinde..geçen gün aşağılarda bir iki salkım çiçek buldum...hemen koşup topladım gizli gizli:)))bizim bahçedeki çiçeklere dokunmak yasak.. patronumuzun çocukları gibidir onlar..ama biraz geç kalınca havada kararmış olunca aşağıdaki çiçeklerden bir buket yaptım erkuş beye..aşağıdaki yaptığım buket:)))


hem yakındanda görmüş olursunuz..çok hafif bir kokusu var..ama çok dayanıksızlar..eve götürüp suya koydum bir gün sonra buruştu..bu güzellikten eser kalmadı..ama yinede adını çok merak ediyorum..yabani sümbül olabilirmi acaba:)))çiçekleri sümbülü andırıyor..aslında minyatür türü olsa evlerimizde yetiştirsek ne hoş olur değil mi?mor mor..çok şık olur..neyse yapacak birşey yok...sadece bu güzelliği paylamak istedim...umarım beğenirsiniz..
11 Eylül 2007 Salı
"küpeli-fuchsia"

7 Eylül 2007 Cuma
"Civciv Sarısı"
evet lafın başına dönersek,çiçeklerim kendilerinden bahsettirmeye kararlı..e başımın üstünde yerleri var:)) sarı gülümüz katmerli olanlardan..kendisi haziran başı gibi aramıza katıldı..3 adet gül verdi..ve inzivaya çekildi..birdaha açmaz diye gudubetlik yapan berfin karısına inat(((ben ağzımı çok bozuyorum bu arada pardon)))geçenlerde baktım 3 adet yavrulamış..bugün sabahta işte bu manzara ile karşıladı beni..2 yavrucuk açmış bir tanesi kapalı hala...
bende hemen resimledim...bu güzelliği sizlerle paylaşayım istedim..zaten artık evin içinde ne yapsam ne etsem not alma telaşındayım..erkuş bile konuşurken bak bunu sakın yazma diye tembih ediyor..rüyamda bile gördüm dün..okadar çok kişi yazdıklarıma yorum yazıyormuş ki onlara cevap vermek için kendimi parçalıyormuşum..ama nasıl mutluyum..sonunda oldu bir sürü kişiyle konuşuyorum diyorum..rüyamda tabiki:)))))aç tavuk kendini buğday ambarında görürmüş:)=))))ayyyyyyy çok komik gerçekten yahu...neyse olur birgün ...kalabalık bir arkadaş çevrem olur inşallah..sarı güllerimizide size taktim ettim..bizim bahçedekiler şenliğe devam ediyor arkadaşlar..yapacak birşey yok..ama çok güzeller yahu...gözlerim doluyor onları böyle görünce..maşallah maşallah...tahtaya vurun...tamam canım zarar vermem...korkmayın:))))öpüldünüz..canlarımm...6 Eylül 2007 Perşembe
"Kırmızının Dansı"
.karanfilimiz de kendini tam göstermeye başladı..ama hala nazlı ağırdan alyor:)))ama benbuna bile şükrediyorum..mayıstan beri onu nasıl bekliyorum anlatmıştım..geç olsun güç olmasın anacağım..mis gibide kokuyor üçüde...ama en güzel tanımı yine anneciğim yaptı...kızım burası cennet gibi olmuş dedi..canım anneciğim benimm..sen birde bahçeli bir evim olunca gör..ne cennetler yapacağım ben:))) bahçeden havadisler bu kadar canlarım..hadi sevgililer gününde çiçekleriniz benden...tabi sadece resim olarak:)))öpüldünüz..4 Eylül 2007 Salı
" Bahçede Kara Sevda

Aşk merdiveni adındaki çiçeği bilmeyeniniz var mı?evlerde en sık rastlanan çiçeklerden biridir..bakımı ve yetiştirilmesi kolay olduğundanmıdır, yoksa gerçekten çok güzel göründüğündenmidir bilinmez ben çok sık rastlarım bizim buralarda..neden aşk merdiveni dediklerini çözebilmiş değilim ama..çözeniniz varsa görüşelim:))) yani eğer aşık kişisinin o yapraktaki merdivene tırmanması gerekiyorsa, aşık olduğu ordan anlaşılıyorsa yani bizde bilelim:)))allahım ne iğrenç espiriler yapıyorum:))neyse çiçek konusuna dönersek, bu kara sevda çiçeğini ilk kayınvalidemlerde gördüm. aşk merdiveninin bir cinsi olduğunu düşünüyorum..uzun dalları birbirinin içinden geçmiş ve ayırmak imkansız gibi..bir iki düzeltmeye çalıştım ordan bilyorum:)))sanırım ayrılmadıkları ve iç içe geçtikleri için kara sevda demişler..yani mantık yürütüyoruz kardeşim..kara sevda suyu çok seviyor..toprağının kurumasına izin vermeden suluyorum ben ve bir öncekini saksısını değitirdikten sonra kaybettiğim için bunun saksısına dokunmuyorum...hala yoğurt kabında:)))))kendisinden kök ayırarak çoğaltmaya çalıştım ama malesef başarılı olamadım..bitkilerle ilgili yazdığım bilgilerin bilimsel bir dayanağı yok arkadaşlar sadece deneme yanılma yöntemiyle öğreniyorum....ve sadece hayatımda çiçeklerim de olduğu için buraya yazıyorum...yani yanlış anlaşılmasın aman çok tırsarım ben:)) ya gerçekten öyle bir korku oluştu bende yazı yazarken sürekli acaba bunu bir sitede mi okumuştum, ayy yoksa birinin blogunda görmüştümde unutmuşmuyum gibi düşüncelere kapılıyorum..öyle birşey olursa bile bilerek olmadığını bilin lütfen ve beni uyarın..hiç kimseye karşı saygısızlık etmek istemem...bak yine kara sevda çiçeğinden başlayıp, bloglardaki yazılarda dolaşıp saygısızlığa vardım..yahu berfin karısı bu durumdan bir kurtul anam ya...kara sevda çiçeğine dönersek, kendisi bahçemizin gözdelerinden..bayılyorum kendisine.arada verdiğim sıvı gübrenin etkisiyle iyice coştu..direk güneş ışığınıda sevmiyor ki dipnot olarak eklemek isterim canlarım..birde dalından ayırıp suda köklenmesini deneyeceğim..bakalım nasıl çoğaldığını keşfedersem çoğaltmaya başlayacağım..o zaman isteyen olursa gönderirim canlarım...öpüldünüz..
"Bahçedekiler"
biberleri ve beyaz çiçekleriyle harika..bu arada biliyorum resimler çok net değil ama en kısa zamanda erkuş beylerden bir sürpriz bekliyoruz:))yeni fotoğraf makinasını alınca ne fotolar çekeceğim ben size:))neyse biberimize dönelim..baktımki bizim biberler kızarmış dün topladım hepsini erkuş beyin önüne getirdim..afiyetle yedi canım benim.hem biberleri üzerinden toplamazsak yenileri çıkmıyor..o yüzden biberiniz varsa mahsüllerini sık sık toplayın:))biberden güle geçeceğim ne alaka demeyin bahçe turu attırıyoruz kardeşim:))geçen kış görümcemin hediye ettiği minyatür gül beni kensine hayran bırakmaya devam ediyor..ne zaman baksam üzeri yavrucuklarla dolu..gerçi kendisi yaz başı hastalandı..mantar oldu yaprakları..yavrucukları açılmadan dökülmeye başladı...bahçesine ilk kez hastalık uğrayan berfin hanım ne yapacağını şaşırdı tabi..önce netten bulduğu ev yapımı ilaçları denedi,başa çıkamayınca eline yaprak numunelerini kapıp çiçekçileri dolaştı ve en sonunda mantara ve böceklere karşı çiçekçinin hazırladığı ilacı kapıp bahçeye daldı..çiçekleri ilaçlayıp budadı..çok kayıp verdi (cam güzeli,begonya vb)ama minyatür gülde kurtulanlar arasındaydı şimdi ise kendisi aşağıda gördüğünüz gibi sapasağlam üzerinde yavrucağının ve çiçeğinin olmadığını görmeniz zor..altlardan budamaya özen gösteriyorum ki 
yukarıya doğru dallansın güzelleşsin canım benim..öyle bakımı zor bir çiçekte değil..suyunu düzenli verirseniz ve ayda bir sıvı gübresini uygularsanız sizi hiç yormuyor...zaten çiçeklerin insanı yorması mümkünmü? ben onlarla uğraşmaya bir başladımmı zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum bile..öyle karşılarına geçip oturunca hiç birşey düşünemiyorum..küçücük bir saksıdada olsa evinizde bir çiçek bulundurun..ne demek istediğimi anlarsınız ozaman...öpüldünüz..
30 Ağustos 2007 Perşembe
"Bahçede Şenlik Var"
2 gündür sabahın köründe (iş nedeniyle)çıktığım ve gece döndüğüm(gezme nedeniyle) evimin küçük balkonunda şenlik varmışta benim haberim yokmuş..aaaa benim uğramayışımı kutluyor çiçekler heralde..dün erken gittiğim için kendimi balkona atıverdim çiçeklerim ölmüştür endişesiyle ..birde ne göreyim biraz büzüşmenin dışında coşa gelmiş benim yavrular..yandaki kırmızı fındık gülüm..kendisi çok tembel olmasına rağmen çiçeklenivermiş.ayy yok bunları ben rahat bırakmıyordum sanırım..2 gün uğramamışlığım yok şimdiye kadar ya ..allahım bitkiler bile bende bıkıyor..halbuki burda yazdıklarımdan çok bişeyde anlatmıyordum ki:))
şu yanda gördüğünüz karanfili mayıs ayında çiçekçiden almıştı erkuşum..ve çiçekçi amca eve götürün 10 gün sürmez çiçek verir demişti..10 gün arkadaşlar yanlış anlamayın..ağustos geldiğinde benim karanfilin boyu nerdeyse bir metreye varmış ama çiçek nedir görmemiştik..ümidimi kesmiştim ki ufak tomurcuklar görünüvermişti..eee 10 gün dür o tomurcuklardanda kıpırtı görmeyince yok bu seferde olmayacak demiştim..ve sürpriz,dün kendini göstermeye başlamış..uğursuzluk bendeymiş:))yalnız ip ile tutturmam gerekiyor..başı öne eğilmiş..sanırım yukarıya doğru ip ile tutturursam daha sağlıklı olur....sürprizler bukadar sanıyorsanız yanılıyorsunuz canlarım..yaklaşık 2 ay önce gittiğimiz tekir yaylasından 1 adet kırmızı gül almıştım..eve gelip saksına yerleştirmiştim..1,5 ay ses seda çıkmamıştı kendisinden..tomurcuğa durduğundan beri ha gayret canım diye gaz vermelerimin sonucunda dün
aşağıda gördüğünüz halde buldum kendisini..gerçi tek bir tomurcuk var üzerinde..ama buda iyi bir gelişme..yani anlayacağınız bahçemde şenlik var..artık çiçeklerimle 2 günde bir buluşmaya karar verdim..gerçekten kafalarında dır dır konuşmak çokta iyi değilmiş..kim söylediyse çiçeklerinizle konuşun diye yalan söylemiş:)))çiçeklerim bana biz kendi irademizle haraket ederiz dedi resmen..bence bu şenlikten çok isyana benziyor..bak şimdi aklıma geldi..ne olursa olsun adı bence harika ,onları böyle görünce hiç bir şey düşenemiyorum kötüye dair..zaten onlar değilmi beni bahçeli bir ev hayaline sürükleyen...söz verdim onları kurtaracağım bu daracık balkondan...:))) yazımı beni bu bahçe hevesine düşüren, çiçeklerin dünyasıyla tanıştıran sevgili http://ehlikeyifbahce.blogcu.com/ ya teşekkürlerimi sunarak bitirmek istiyorum..ayy ne resmi bir bitiş oldu..bahçede şenlik var,zilleri göreyim:)))bu daha iyi değil mi?




