Gezdim Gördüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezdim Gördüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2007 Pazar

"Kırkkaşık Taş Han"


Bir şehirde yaşıyorsunuz hatta bu yaşadığınız yer avuç içi kadar oluyor ama siz o şehirde olan bir yeri bilmiyorsunuz, . Çok ilginç değil mi?:))) Tarsus küçük yer belki ama tarihi yönden gerçekten önemli eserlere sahip. Ee bende buraları yani Tarsus'u arkadaşlarıma tanıtayım dedim ,dedim ama benim haberim olmayan yerler varmış kardeşim:) Kırkkaşık taş han adını şu an hatırlamadığm bir diziye mekan olmuştu. Dizi tamamlandıktandan sonrada restore edilmiş. Dükkanlar kiralanmış ve çeşit çeşit eşyalarla bezenmiş. Renk renk takılar, el işleri örtüler kıyafetler ve çay evleri. Dükkanları gezdik,kendimize tokalar aldık ve oturduk çayımızı içtik. Dükkan sahibi bayanla hanın ne zaman faaliyete başladığından bahsederken, yaklaşık bir senedir faaliyette olduğunu ama bizim gibi birçok kişinin habersiz olduğunu öğrendik. Reklamlarını yapılmadığından bahsedince benim sevgili ablacığım ordan atılıverdi :" Sen sitende bahsetsene" tam cevap verecekken bayan ordan "ayyy çok iyi olur, hem daha çok kişinin bilgisi olur hem reklamımız olur" dedi. Tabi kadına bir saat olayı anlatmak yerine olur deyip çıktım. Yahu ben gazetede gezi köşesi mi yazıyorum da sizi tanıtayım hanımefendi diyemedim:) Altı üstü otuz -kırk kişilik bir blog yazarıyım. Ayrıca şurda beni okuyan kaç kişi Tarsus'a gelecekte sizi bulacak. Ben geldim, gördüm,beğendim yetmez mi? Yinede demeden geçmeyeyim olur ya -olmaz da laf öyle geliyor:) - Tarsus'a gelirseniz kırkkaşık taş hana uğrayın. Güzel bir sohbet, mis kokulu bir bardak çay ve çeşit çeşit dükkanlar sizi bekliyor olacak.

"Resim Sergisi"


Arkadaşlarımızla gittiğimiz nadir mekanlardan biri Kültür Merkezimizin içinde olan cafedir. Geçen haftasonu gittiğimizde resim sergisinin olduğunu gördüm ve hemen içeriye girdim. Fotoğraf çekmek içinde izin istedim, sergi sahibi Adnan Olgun çok sıcak karşıladı. Kendisi yağlı boya çalışmalar yapmış. İstanbul resimleri ve bizler için Tarsus resimleri. Yukarıdaki resimde Tarsus şelalesini görebilirsiniz. Uzun zamandır sergi gezmediğim için iyi geldi. Bir İstanbul aşığı olarak, İstanbul resimlerini görmek hepsinden iyi geldi:)) Kendisini tebrik edip sergiden ayrıldık. Tabi niye bizim böyle yeteneklerimiz yok diye kafa şişirmekten geri kalmadım:) Ablamın vardı aslında resime yeteneği ama o da üzerine çok düşmedi. Ama bende yetenek falan yok valla çöp adam zor çizerim:)) Ama çok güzel sergi gezerim yetmez mi? Sergiden aktaracaklarım bu kadar. Çok güzeldi,hep olsun hep gideyim. Adnan Bey'e de başarılar dileyeyim.

11 Eylül 2007 Salı

"Yayla Havası"
































uzun aradan sonra soluklanacak vakit buldum arkadaşlar...anlatmaya nerden başlayayım diye düşündüm ve sonunda karara bağladım...sizlerede bir yayla havası aldırasım var:))cuma günü hafta sonumuzu tekir yaylasında geçirmeye karar verdik.belki duymuş olan vardır aranızda..torosların arasında dağların eteğinde tekir..canım anneanneciğim yaz başından beri orada..hem hasret giderme hemde tatildi amacımız..hemen annemleri arayıp olayı organize ettik..cumartesi de yola çıktık..yol 45 dakika sürdü..ben titremeye yolda başladım...40 derecede sıcaktan o soğuğa çıkınca vücutta şaşırıyor tabi:)))oraya vardığımızda getirdiğim ne kadar ince kalın kazak varsa geçirdim üzerime..terasta mangal yakıldı yemekler yenildi..erkuşum keyiflendi 2 de bira devirdi..baktık hala ben titremedeyim teras keyfi yarıda kesilip odaya geçildi..hadi bir uzanalım dedik ki gözümüzü açtığımızda sabah olmuştu:)))
tabi ben hiç kalkmadığım bir saatte ayaktaydım..saat 6.30:))gerçekten uyanamam bu satte hoş uyansam bile bütün gün uyurum:))ee ben uyandım uyayan kalırmı..kavga dövüş herkesi uyandırdım...çarşıya gidip gönül rahatlığıyla herşeyin tazesini aldık ve mis gibi bir pazar kahvaltısı yaptık ailece...üzerine kahveler içildi..resimleri erkuş bey çekti..hava çok kapalıydı..yağmur duası ettik ama yağmadı:))o hayalle çıkmıştım oysaki yağmur ve ıslak toprak kokusu..ama yağmadı..ağaçlarda meyva kalmamış.elmalar ve ceviz var sadece..bizde gelmişken ceviz toplayalım dedik..yeşil cevizin tadı bambaşkadır..abarttık biraz sanırım yemeyi ki döndükten sonra herkes te bir karın ağrısı mevcuttu:)))ama çok güzeldi ne yapalım..ayrıca yaylada hiç yiyemediğiniz kadar yemek yiyorsunuz ve tokluk yada şişkinlik hissetmiyorsunuz..bende hiç yemeyi sevmem ya ağzım iki dakika boş kalmadı..aşağıda resimlerini gördüğünüz taze ceviz ..mis gibi kokuyor..ama dikkat edin yiyeceğiniz zaman ellerinize bir eldiven geçirin ki elleriniz boyanmasın..
















ben hiç temizleyemedim..çünkü bilmiyorum cevizi içinden çıkarmayı..erkuş işin püf noktasını biliyor..hadi sizede anlatayım..kimbilir birgün olmadık yerde elinize geçer nasıl yerim bunu telaşına düşmeyin ben gibi:)))cevizin sap kısmından bıçağın ucunu geçiriyorsunuz..şöyle kuvvetlice ileri geri hareket ettirince ortadan ayrılıyor zaten resimdeki gibi..yarım kabuk cevizi elinize alın kenarından bıçağ geçirin ve yanlardan keserek devam edin ..beyaz kısmı çıkıyor..tabi sonra birde üsteki beyaz zarı çıkaracaksınız ve afiyetle yiyeceksiniz..biz topladığımız cevizlerden evede getirdik..balkona serdik..kuruyacakmış..erkuş bey öyle dedi:)) pazar akşamı katılacağımız düğün olduğu için saat 4'te yola çıktık...tabi yayladan ayrılırken en mutlu bendim..çünkü çok isteyipte alamadığım küpeli çiçeğini aldım..hemde çok uygun bir fiyata..yayla gezimiz çok güzel geçti..umarım en kötü günlerimiz böyle geçer...öpüldünüz..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails